Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/782 E. 2023/5387 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/782
KARAR NO : 2023/5387
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Ticaret Bakanlığı
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararıyla sanıklar …, … ve …’ ın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na ( 1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar Ersoy … ve Kurban Akyüz’ ün 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan davada 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlarına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanıklar …, … ve … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’nin 08.07.2020 tarihli ve 2020/558 Esas, 2020/10152 Karar sayılı ilâmıyla; eksik kovuşturma ve suçun ön ödeme kapsamına alınması nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonucunda, Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/416 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararıyla sanıklar …, … ve …’ın 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri; haklarında kurulan mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, kendilerinin kooperatifi kurma ve yönetmek için Kanunun aradığı şartlara haiz olduklarına, haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine, belirtilen ve re’sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar hakkında, kooperatif ortağı olan …’ün taşımacılık işiyle uğraşmak ve kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak şartlarını taşımamalarına rağmen bu kişileri ortaklığa kabul ettikleri iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Dosya içerisinde yer alan kooperatif ana sözleşmesinin, ortaklık şartlarını düzenleyen 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, kooperatifin amacına uygun motorlu aracın bulunması şartına yer verildiği görülmüştür.

3. Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığı’na yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, belirtilen kişilere ait kayda rastlanmadığı belirtilmiştir.

4.Sanıklardan Ünal ve Nurettin, bozma öncesinde tespit edilen savunmalarında, Kamuran, ….’nun araçlarının bulunmadığı daha doğrusu araç alamadıkları için ortaklıklarının feshi yönünde karar alındığını ancak bu kararın resmiyette alınamadığını, kooperatife ait evraklar savcılık tarafından alındığı için genel kurulu yapamadıklarını, bu nedenle resmen aracı olmayan ortakların ortaklıklarına son verilemediğini beyan etmiş, sanık … bozma öncesinde tespit edilen savunmalarında, Ardahan il Sanayi Müdürlüğünden, ….’nun kooperatife ortak olup olamayacaklarını sorduklarını, olumlu cevap gelince bu şahısları kooperatife ortak yaptıklarını, kooperatife ortak olan şahısların taşımacılık işi ile uğraşmaları gerektiğini bilediğini, kendisi dahi taşımacılık işi ile uğraşmamasına rağmen kooperatife yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini beyan ettiği, bozma sonrasında ise sanıklar, önceki savunmalarını tekrar ettiklerini, kooperatifin amacının taşımacılık yapılması olduğunu beyan etmişler, sanık … ayrıca kooperatife ortak olmak için ehliyetinin olması ve şoförler odasına kaydının olmasının yeterli olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

5.Bozma sonrasında, sanıklar tarafından ön ödeme şartlarının yerine getirilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1163 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 7339 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 … olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanunun Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün
uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş,

Kabule göre;
1.Dosya içerisinde yer alan kayıtlar uyarınca, sanıklardan … ve …’ ın ana sözleşmede ismi yer alan ve ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapacak olan yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldığı, sanık …’ in ise 22.12.2012 tarihli genel kurul toplantısında, anılan diğer sanıklar ile birlikte yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, iddianame anlatımında, sanıklar tarafından, Selahattin Çimen, Erkan …, Muhamet Levet ve Ordu Gür’ün taşımacılık işiyle uğraşmak ve kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak şartlarını taşımamalarına rağmen bu kişilerin ortaklığa kabul edildiklerinin belirtildiğinin anlaşılması ve dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunda yer alan bilgilere göre; Selahattin Çimen’in 22.11.2012, Erkan …’ın 18.12.2012, Ordu Gür’ün 26.11.2012 tarihinde ortaklığa kabul edildiği, Muhammet Levet’in ise kabul tarihinin belli olmadığının anlaşılması karşısında, anılan şahısların ortaklığa kabul edildiği tarihler şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, ortaklık pay defterinin dosya içerisine alınarak, ortaklığa kabul edildikleri tarihlerde sanıkların yönetim kurulu üyesi olup olmadıkları belirlendikten sonra her birinin hukuki durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2. İddianame anlatımında, taşımacılık işiyle uğraşmak ve kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak şartlarını taşımadığı belirtilen ortaklardan birinin isminin Muhammet Levet olduğunun belirtilmesine karşın, Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığı’na yazılan müzekkerelerde, anılan ortağının isminin Muhammet Levent olarak yazıldığı anlaşılmakla, ortağın gerçek soy isminin tespiti ile buna göre kovuşturmanın yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/416 Esas, 2021/684 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.