YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7821
KARAR NO : 2023/7473
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/391 E., 2022/85 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/57 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (c) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
2.Mahkemenin söz konusu kararının sanık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/16034 Esas, 2021/11558 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Dosya kapsamına göre, katılan bankanın tahsis ettiği e-posta hesabından, 04.06.2014 ile 06.06.2014 tarihleri arasında bankanın müşterilerine ait 77 adet belgeyi eşinin e-posta adresine göndermek suretiyle, üçüncü kişi konumunda bulunan eşinin hakimiyet alanına aktardığı bilgilerin, katılan bankanın müşterilerine ait özel bilgiler olduğu, bu bilgilerin 5411 sayılı Kanunun 73. maddesinde yer alan yasaklama kapsamında kaldığı hususunda duraksama bulunmadığı, unsurları 5411 sayılı Kanun’un 73/3. ve 159/1. maddelerinde gösterilen suçun tamamlandığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla, sanığın unsurları itibarıyla oluşan üzerine atılı müsnet suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.04.2023 tarihli ve 2022/53521 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mesleki mazeret bildirildiği 12.01.2022 tarihli duruşmada sanığın yokluğunda Yargıtay bozma ilamına uyulmasının 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesine aykırı olduğuna, bozmadan öncesi beraat kararının hukuka uygun olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, bozma kararı hakkındaki savunmalarının ve soruşturmanın genişletilmesi taleplerinin dikkate alınmadığına, adil yargılanma ve savunma haklarının açıkça ihlal edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediği, hukuka olan inancı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediğine, üçüncü kişi sayılmayan eşine e-posta göndermiş olmasının atılı suçun unsurlarının oluşması için yeterli olmayacağına, yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan bankada, proje finansman kredileri yöneticisi olarak görev yapan sanığın, suç tarihi olan 04.06.2014 ve 06.06.2014 tarihlerinde, kendisine katılan banka tarafından tahsis edilmiş olan e-posta adresinden, banka müşterilerine ait ve bankada muhafazası gereken 77 adet belgeyi, 24 adet e-posta ekinde, eşinin e-posta adresine gönderdiği, sanığın, zincirleme şekilde müşteri ve banka sırrını gizleme yükümlülüğüne aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla, 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında, çalıştığı bankada … yoğunluğu nedeniyle müşterilere ait bilgileri eşinin e-posta adresine gönderdiğini, daha sonra bu bilgilerin bilgisayardan silindiğini, başkası ile paylaşmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını ve müdafiinin savunmasını tekrar ettiğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat etmediğini, beraat kararı verilmesini istediğini belirtmiştir.
3.Katılan bankanın talebi üzerine 26.02.2015 tarihli duruşmada kamu davasına katılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4.Katılan bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 29.08.2014 tarihli soruşturma raporu ile bozma öncesi yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan 02.11.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dava dosyasına eklendiği anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre sabıkası olmayan ve tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında “sanığa verilen cezanın suçun işlenişindeki özellikler, cezanın caydırıcılığı dikkate alınarak…” şeklindeki yasal olmayan yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddelerinin uygulanması sırasında, anılan Kanun maddelerinin uygulama fıkralarının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur..
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.