YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8162
KARAR NO : 2023/10105
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2022/661 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol
Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımından düşme
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan … vekilinin ve sanık …’ın temyiz isteklerine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
B.Katılan … Vekilinin ve Sanık …’ın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Sanık …’ın 18.10.2022 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından, Tebliğnamede yer alan ve sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılan … vekilinin temyiz isteminin yalnızca vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz talebi buna hasren incelenmiştir.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine aynı olay nedeniyle verilip bozma ilamı sonrası incelemeye konu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2014 tarihli ve 2013/910 Esas, 2014/492 Karar sayılı mahkûmiyet kararlarından itibaren hükmün verildiği tarihte 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II.KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Başvurusu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Katılan … Vekilinin ve Sanık …’ın Başvuruları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 1412 sayılı Kanun’un 325 inci maddesi gereği, mahkemenin karar tarihinde
zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’a sirayetine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.