YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8233
KARAR NO : 2023/9803
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/980 E., 2022/512 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/610 Esas, 2014/458 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2016/9719 Esas, 2018/14305 Karar sayılı ilâmıyla;
“…09.08.2011 tarih ve EX394682 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin onay işleminin yapılmasına müteakip kırmızı hatta düştüğü ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 64 üncü maddesinde beyannamenin iptal konusunda ”Madde 64-1. Gümrük İdareleri, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilirler.
Ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talep kabul edilmez.
Beyannamenin iptali, yürürlükteki cezai hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.” ve keza ”Gümrük Yönetmeliğinin 121/2. maddesi gereğince ”Eşyanın teslimine kadar; a) Eşyanın muayenesi için bigisayar sistemi tarafından beyanın kontrolü türünün kırmızı hat olarak belirlenmesinden, b) Beyan edilen eşyaya ilişkin bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden, önce beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilir ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaz.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Gümrük eşyasının muayene edileceğinin idarece beyan sahibine bildirilmesi halinde bu beyannamenin iptalinin talep edilemeyeceği, eşyanın kontrol türünün bilgisayar sistemi tarafından kırmızı hat olarak belirlenmesi halinde bu eşyanın fiziki muayenesinin zorunlu olduğu, eşyanın kontrol türünün kırmızı hat olarak belirtilmesi halinin beyan sahibine eşyanın fiziki olarak muayene edileceğinin bildirilmesi anlamına geldiği, böyle bir durumda muayene sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilemeyeceği, beyannamenin iptalinin cezai hükümlerin uygulanmasına engel olmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Somut olay ve bu hükümler değerlendirildiğine; eşyanın kırmızı hatta düşmesi üzerine Gümrük İdaresi’nin sanıklara muayene için hazır bulundurmaları ihtarı yapma yükümlülüğü olmadığı ve eşyanın muayene için hazır edilmesi gerektiği ve eşyaların onay işlemine rağmen gümrükte baştan itibaren hazır bulundurulmadığı, eşyaların gümrüğe getirilmediği, bu suretle olmayan eşyayı ihraç etmeye teşebbüs ettikleri; sanıklar alıcının malı iskonto yapmadan bu fiyattan alamayacağını söylemesi üzerine beyannamede düzeltme yapmak istedikleri ancak geç saatler olduğundan düzeltme yapılamayınca yeni beyanname düzenleyerek eşyanın ihracatını gerçekleştirdiklerini ifade etmiş iselerde bu aşamadan sonra beyannamenin iptalinin mümkün olmadığı ve bu suretle sanıkların, olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ve beyannamenin tescilinin, atılı suçun icra hareketini oluşturduğu, Ancak atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediği için eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı 5607 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 3 üncü maddesinin 18. fıkrasına göre; ”Yukardaki fıkralarda tamamlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.” hükmü gereğince sanıkların olaydaki fonksiyonlarına atılı suçtan cezalandırılmaları gerektiği ve sanıklar … ile …’ın savunmaları alınmadan hüküm kurulması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/11 Esas, 2019/631 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
4.Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2020/2694 Esas, 2020/15340 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/610 Esas, 2014/458 Karar sayılı hükmünün Dairemizin 18.12.2018 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen 03.10.2019 tarihli ve 2019/11 Esas, 2019/631 Karar sayılı hükmün direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma niteliğinde olduğu kabul edilmiş olup; Eşyanın kırmızı hatta düşmesi üzerine Gümrük İdaresi’nin sanıklara muayene için hazır bulundurmaları ihtarı yapma yükümlülüğü olmadığı ve eşyanın muayene için hazır edilmesi gerektiği, eşyaların onay işlemine rağmen gümrükte baştan itibaren hazır bulundurulmadığı, bu suretle olmayan eşyayı ihraç etmeye teşebbüs ettikleri; muayenenin yapılması için eşyanın sanıklar tarafından Gümrük İdaresine sunulması gerektiği, sanıkların yaptıkları iş gereği bu hususu bilecek durumda oldukları, buna karşılık sanıkların, eşyanın kırmızı hatta düştüğünü bildikleri halde yeniden ihracat beyannamesi sunarak eşyayı sarı hat kriteri üzerinden fiziki muayenesi yapılmaksızın ihraç ettikleri, bu işlemden yaklaşık üç … sonra ise yasal olarak mümkün olmadığı halde 09.08.2011 tarihli beyannamenin iptali talebinde bulundukları, bu suretle sanıkların, eşyanın fiziki muayenesine engel oldukları, böyle bir aşamada eşya muayeneye sunulmadan beyannamenin iptalinin mümkün olmadığı ve sanıkların, olayın başından beri ihraç edilmemiş bir eşyayı ihraç edilmiş gibi göstererek haksız çıkar sağlama kastıyla hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, sanıkların beyanname düzenleyerek idareye vermeleri ve beyannamenin tescilinin, atılı suçun icra hareketini oluşturduğu, Ancak atılı kaçakçılık suçunun tamamlanması için öngörülen haksız çıkar elde edilemediği için eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı 5607 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 3. maddenin 18. fıkrasına göre: “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.” hükmü gereğince sanıkların kaçakçılık eylemi tamamlanmış olduğundan, sanıkların olaydaki fonksiyonları değerlendirilerek sonucuna göre atılı suçtan cezalandırılması gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/980 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası atfıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 15.000,00 TL ve gün karşılığı 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; alt sınırdan hüküm kurulmasına, cezada indirim uygulanmasına, hapis cezasının paraya çevrilmesine, eşyanın müsaderesine karar verilmemesine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanıklar … ve … müdafii kararın tefhimi üzerine temyiz ettiklerine dair süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın tebliği sonrasında gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 09.08.2011 tarih ve EX394682 sayılı göndericisi J.R. Tekstil Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti olan gümrük çıkış beyannamesinin BİLGE sistemince kırmızı hatta işlem
görmek üzere yönlendirildiği, ”teslim alınmış” statüde bulunduğu ve muayeneye sevk edilmediği, … tarafından 02.11.2011 tarihli, iptal istemli dilekçede; 09.08.2011 tarihli ve EX394682 sayılı gümrük çıkış beyannamesinin iptalinin istendiği ve gümrük idaresince geriye dönük inceleme başlatıldığı, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli, aynı firma tarafından alıcı firma, ülke, eşya cinsi, kg ve benzeri aynı olduğu anlaşılan 13.08.2011 tarih ve EX403928 sayılı ihracat beyannamesinin “muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği sarı hat” kriteri ile yurt dışı edildiği ve beyannamenin kapanmış statüde olduğu anlaşılmıştır.
2.Soruşturma kapsamında 09.08.2011 tarihli ve EX394682 sayılı ihracat beyannamesinin sanıklar … ve …’ın yetkilisi oldukları J.R. Tekstil Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına işlem gördüğü ve gümrük müşaviri olan sanık … tarafından tanzim edilip 54 hanesi imzalanmak suretiyle işleme konulduğu tespit edilmiştir.
3.07.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle, beyanname konusu eşyanın kırmızı hatta yönlendirildiği, fiziki muayeneye sunulması gerektiği, muayene sonrası düzeltme isteniyorsa Gümrük İdaresi tarafından düzeltmenin mümkün olduğu, sanıklar tarafından ise eşyanın fiziki muayeneye sunulmadığı, işlemlerin Gümrük Kanun ve Yönetmeliğine aykırı işlemler olduğu, diğer taraftan Halkalı Gümrük Müdürlüğünce fiziksel altyapı ve gümrüklü saha yetersizliği sebebiyle eşya sunulmadan da onay işlemi verilmesi ve gümrük işlemleri sonlanmayan beyanname için 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında yer alan teşvik, kdv iadesi gibi kolaylıklardan yararlanılamayacağı şeklinde görüş bildirilmiştir.
4.Sanıklar … ile … aşamalardaki savunmalarında, suç işleme kastlarının bulunmadığını, beyannameyi gümrük müdürlüğüne gönderdikten sonra fiyatta düzeltme yapmaları gerektiğini, bunun üzerine ikinci kez fatura düzenleyerek gönderdiklerini, ilk faturanın iptali ile ikinci fatura üzerinden işlem yapılması gerekirken ikinci kez beyanname düzenlenince bu durumun ortaya çıktığını, herhangi bir teşvik veya sübvansiyondan faydalanmadıklarını beyan etmişlerdir. Sanık … beyannamenin gümrük işlemlerini yaptığını, gelen evraklara göre düzenlediğini sonrasında faturada değişiklik olduğunu, ancak geç saatler olduğundan düzeltme yapılamayınca yeni beyanname düzenleyerek idareye sunduğunu, kırmızı hatta sevk edilen ve iptalini talep ettiği beyanname kapsamında herhangi bir teşvik, sübvansiyondan faydalanılmadığını, suç kastı bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Bozma ilamı sonrasında sanıklara etkin pişmanlık kapsamında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemeleri halinde cezalarında 1/2 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği, sanıkların ödeme yapmak istemediklerini beyan ettikleri görülmüştür.
6.Eşyanın değerinin 97.006,33 TL olduğu , Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre suç tarihinde fahiş değerde olduğu saptanmıştır.
7.Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyularak gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca olağan dava zamanaşımının 15 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının 22 yıl 6 … olacağı gözetilerek;
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilenler, Gümrük Müdürlüğü soruşturma raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar … ve … müdafii ile katılan vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve suçun işleniş biçimine göre sanıkların eyleminin 5911 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ondördüncü ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile bu hükmün 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasına taşındığı, daha sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile bu hükmün … değişikliklerle korunduğu cihetle; lehe yasanın, suç tarihinde yürürlükte olan 5911 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve ondördüncü fıkraları ile karar tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve dokuzuncu fıkraları, 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmibirinci, dokuzuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldığının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde bireysel kaçakçılık suçundan hüküm tesisi suretiyle eksik ceza tayini,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2020/980 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ile, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.