YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8756
KARAR NO : 2023/6937
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/331 E., 2022/835 K.
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.03.2013 tarihli ve 2012/988 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararıyla sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.01.2017 tarihli ve 2015/12851 Esas, 2017/306 Karar sayılı ilâmıyla; beraat kararlarının bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2017/81 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararıyla sanık …’nin 1163 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’ un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/331 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 27.04.2020 tarihinde işlemiş olduğu suç nedeni ile … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/174 Esas, 2020/489 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasıyla sanığın, 1163 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkûmiyet hükmünde gerekçe bulunmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hatalı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, belirtilen ve tetkik esnasında ortaya çıkacak nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosya içerisinde yer alan olağan genel kurul toplantı tutanağı uyarınca, sanığın, 26.08.2011 tarihinde 1 yıl süre ile kooperatif yönetim kurulu üyeliğine seçildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanığın aşamalarda tespit edilen savunmalarında, kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğunu, gerek … dönemine denk gelmesi gerekse kooperatif ortaklarının köy dışında çalışıyor olmaları nedeni ile ortakları toplamalarının mümkün olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
3.Sanığa tebliğ edildiği anlaşılan ihtaratta yer alan ön ödeme miktarının, vekâlet ücretinin de eklenmesi sureti ile belirlendiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanık savunması ve dosya içerisinde yer alan olağan genel kurul toplantı tutanağı uyarınca, suç tarihinde kooperatif yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu anlaşılan ve kanunî süresi içerisinde olağan genel
kurulu toplantıya çağırmadığı görülen sanık tarafından ileri sürülen nedenlerin, suç kastını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması ve mahkûmiyet hükmünün gerekçeye haiz olması nedenleriyle, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.1163 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 7339 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 … olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanığa tebliğ edilen ihtaratta yer alan ön ödeme miktarının, vekâlet ücretinin de eklenmesi sureti ile Kanuna aykırı olarak belirlendiği anlaşıldığından; usulüne uygun olarak belirlenecek ön ödeme miktarına ilişkin ihtarat tebliğ edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Temel cezanın belirlenmesi sırasında, uygulama maddesi olarak 1163 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine anılan Kanun’un 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’ un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.07.2012 yerine, “2012” olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/331 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.