YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8970
KARAR NO : 2023/9525
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/18 E., 2022/505 K.
KATILANLAR : Gümrük İdaresi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi nakil vasıtası atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin
Hazine adına irat kaydı, tasfiye edilmemiş ise müsadereleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekili’nin Temyizi Yönünden
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı gözetilerek sanığa yüklenen eylemin işleniş biçimine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesinin de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği belirlenmiştir.
Katılan … İdaresi Vekili’nin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilerek sanığa yüklenen eylemin işleniş biçimine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesinin de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, EPDK vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kaçağa konu akaryakıtın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un ise 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, buna göre olağanüstü zamanaşımı süresinin 18.08.2009 olan suç tarihi itibarıyla karar tarihinden önce tamamlanmış olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu kaçak akaryakıt ve nakil vasıtası atlar hakkında 02.09.2009 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi halinde nakil vasıtalarının müsaderesine olanak tanıyan yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, dava konusu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, nakil vasıtası 5 adet atın sahibine iadesine, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin iadesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.
II. KARAR
A. Katılan EPDK Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/18 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararına yönelik EPDK vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle Saray(Van) Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/18 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden müsadereye ilişkin (3) ve (4) numaralı fıkraların çıkarılması yerine gelmek üzere hükme ”Dava konusu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, nakil vasıtası 5 adet atın sahibine iadesine, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin iadesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.