YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3616
KARAR NO : 2010/3517
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacılardan … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 114 ada 45 ve 49 parsel sayılı sırasıyla 221,12, 51027,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 45 nolu parsel ham toprak niteliği ile hazine, 49 nolu parsel ise miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …adlarına tespit edilmiştir.
Askı ilan süresi içerisinde davacılar … ve arkadaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka dayanarak … ve … adlarına dava açmışlardır.
Mahkemece davacıların davasının husumet yönünden reddine, 114 ada 45 ve 49 parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece 114 ada 45 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılardan …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
2-Davalı …’ın 114 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyizine gelince; davalılardan … tespit maliki ve davanın gerçek tarafıdır.
Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre kadastro davaları lehine
tespit yada kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür.
Dava dilekçesinin davalı bölümünde tespit maliklerinden … dışındaki diğer tespit malikleri gösterilmemiş ise de somut olayda davacı tarafın davaya konu yaptığı taşınmazın ada, pafta, parsel numarası ve tespit maliklerinden …’i gösterdiği anlaşılmıştır.
Kaldı ki, uygulamada salt ada ve parsel sayısının doğru olarak belirtilmesi koşuluyla tespit maliki yada maliklerinin gösterilmemiş olması hallerinde dahi davada husumetin tespit maliklerine yöneltildiği kararlılıkla kabul edilmektedir. Gerçekte bu olgu dava ekonomisine de uygundur.
Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen davanın varlığı tartışmasızdır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak iddia ve savunma doğrultusunda husumet yaygınlaştırılmalı, diğer tespit malikleri davaya dahil edilmeli, taraf koşulu sağlanmalı, taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılardan …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.