YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3958
KARAR NO : 2010/4015
KARAR TARİHİ : 23.06.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine ile müdahiller … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 112 ada 1, aynı ada 2, aynı ada 3, aynı ada 153, aynı ada 154, aynı ada 157, aynı ada 158, aynı ada 159, aynı ada 160, aynı ada 161, aynı ada 163, aynı ada 164, aynı ada 165, 127 ada 17 parsel sayılı sırası ile 2298,15 m2, 13594,46 m2, 894,69 m2, 2276,59 m2, 1916,50 m2, 2101,98 m2, 3413,92 m2, 3016,61 m2, 3002,28 m2, 1669,89 m2, 1648,53 m2, 2522,13 m2, 3680,27 m2, 5672,15 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar …112 ada 1 ve 159 parsellere, Davacı … 112 ada 2 parsele, Davacı … 112 ada 3, 154 ve 163 parsellere, Davacı ….,… 112 ada 153 ve 161 parsellere, Davacı … 112 ada 157 ve 164 parsellere, Davacı …112 ada 158 parsele, Davacı … 112 ada 160 ve 127 ada 17 parsellere, Davacılar ….,…, …ve …., 112 ada 165 parsele yönelik olarak tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. ….,….,….,….,….,…, …., ve … miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece özetle; “davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı uygulamasının yöntemine uygun olarak yapılması, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi ve buna ilişkin haritada taşınmazların gösterilmesi, aynı kayıtlara dayalı olarak açılan davaların da birleştirilmesi gereğine” değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların davalarının kabulü ile 112 ada 1 ve 159 parsel sayılı taşınmazların paylı olarak .
adlarına, 112 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına, 112 ada 3, aynı ada 154 ve aynı ada 163 parsel sayılı taşınmazların Davacı … adına, 112 ada 153 ve aynı ada 161 parsel sayılı taşınmazların davacı …., … adına, 112 ada 157 ve aynı ada 164 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına, 112 ada 158 parsel sayılı taşınmazın davacı …adına, 112 ada 160 ve 127 ada 17 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına, 112 ada 165 parsel sayılı taşınmazın ise paylı olarak davacılar ….,…., …ve …., adlarına tapuya tesciline, müdahillerden ….,…,’nın davasının feragat nedeniyle, diğer müdahiller ….,…, ….,…, …., ve …’nın davalarının esastan reddine karar verilmiş; hüküm davalı hazine ile müdahiller … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Müdahiller … ve …’nın dava ve temyize konu taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı yasanın 14. maddesi hükmünde öngörülen süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğinden temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan 82,80 TL harcın mahsubu ile 8,25 TL bakiye harcın hükmü temyiz eden müdahillerden alınmasına,
2-Davalı hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu 22.10.1942 tarih 102 sayılı sicilden gelen 20.04.1943 tarih 157 sayılı tapu kayıt kapsamında kalmadığı ancak, tespite esas alınan 13.12.1963 tarih 93 sayılı tapu kaydının oluşumundan önce davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu 20.04.1943 tarih 157 nolu tapu kaydı kapsamında kalmadığı, bu tapu kaydının miktarından fazlasıyla dava dışı 112 ada 4 ila 16, 126 ada 1 ila 9 ve 127 ada 1 ila 16 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü dosya içeriği ile belirlenmiştir. Davacıların dayandığı 20.04.1943 tarihli tapu kaydında “yılkınlık ve taşlık” olarak gösterilen dava konusu taşınmazların tespite esas alınan 13.12.1963 günlü hazine tapusunun oluştuğu tarihten önce imar ihyasının tamamlanarak zeminin ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen şekilde iktisap sağlayacak süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki; 112 ada 156 parsel sayılı taşınmaz hakkında emsal nitelikteki davanın redle sonuçlandığı, davacı ve müdahiller aleyhine güçlü delil oluşturacağı da göz önünde tutularak davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.