YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/565
KARAR NO : 2010/6501
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 123 ada 11 parsel sayılı 8519,92 m2, yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … Kaya, aynı ada 12 parsel sayılı 8300,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, 4753 sayılı Yasa hükümlerine göre oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 1963 yılında 4753 sayılı Yasa uyarınca davacı hazine adına oluşturulan 12.10.1963 tarih ve 21/23 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı ancak, taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olmadığı, tapu kaydının oluştuğu tarihten önce davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tapu ve vergi kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 53 sayılı Toprak Tevzi Komisyonunun 31-K paftası ve 29 (79) sayılı komisyon parsellerine ait dağıtım cetvelleri ile dağıtım haritası, oluşmuş ise tapu kayıtları, belirtmelik tutanağında uygulanan hazine adına 14.12.1961 tarih ve 9 sayılı tapu kaydı varsa haritası, tapu kaydı revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri, hazinenin tutunduğu 12.10.1963 tarih, 21/23 sayılı tapu kaydı ile belirtme tutanağında uygulanan 14.12.1961 tarih 9 sayılı tapu kaydı ve ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları ile 1936 tarih 9 tahrir numaralı vergi kaydının kadastro sırasında her hangi bir taşınmaza uygulanmış ise uygulandığı taşınmazlara ait tutanak örnekleri, fen bilirkişi rapor ve krokisine göre davacı hazinenin tutunduğu 12.10.1963 tarih, 21/23 sayılı tapu kaydı kapsamında kalan ve krokisinde etrafı yeşil kalem ile çevrili bölüm içinde gösterilen tüm parseller ile bu parselleri dıştan çevreleyen tüm taşınmazlara ait onaylı kadastro tespit tutanağı örnekleri ile varsa dayanağı kayıtları, haritaları ile birlikte getirtilmeli, parsellerin numaraları belirlenerek onaylı tutanak örneği ve varsa dayanak kayıtları getirtilerek dosya içerisine alınmalı, belirtmelik tutanak bilirkişilerinin ölü oldukları anlaşılmış ise de; belirtmelik tutanağında imzası bulunan muhtar ve azaların nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli; dosyada tüm deliller toplandıktan sonra taşınmaz başında komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı, taraflarla akrabalığı olmayan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü ve belirtme tutanağında imzası bulunan muhtar ve azalar hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile 12.10.1963 tarih 21/23 ve 14.12.1961 tarih 9 sayılı tapu kayıtları ile 1936 tarih ve 9 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kayıtların haritası varsa kapsamı haritasına göre, haritası yoksa kayıt hudutları gayri sabit olduğundan miktarına göre kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kayıtların revizyon gördüğü parseller nazara alınmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46. maddesi hükmünde taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.