Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2010/825 E. 2010/6798 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/825
KARAR NO : 2010/6798
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 140 ada 25 parsel sayılı 3.725,20 m2, 142 ada 6 parsel sayılı 3.151,99 m2 ve 149 ada 22 parsel sayılı 232,72 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davacı …’nin İcra Müdürlüğünce verilen yetki belgesine dayanarak dava konusu taşınmazların borçlu …’un miras bırakanı … mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle hazine, …Köyü Tüzel Kişiliği ile … ve paydaşlarını hasım göstererek tespit öncesinde açtığı tescil davası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davacı … dava konusu taşınmazların borçlu … adına tapuya tescili isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 140 ada 25, 142 ada 6 ve 149 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar tutanaklarında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca somut olayda aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazlar malikhaneleri açık olarak tespit edilip, kadastro tespit tutanakları askıya çıkarılmadan kadastro mahkemesine gönderildiğine göre, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi hükmünde öngörülen otuz günlük askı ilanlarının yöntemine uygun şekilde yapılması zorunludur. Kural olarak askı ilanları yapılmadıkça kadastro hakiminin duruşma oturumunu açmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gereklidir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11.maddesi hükmüne göre ilan yapılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.