YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6852
KARAR NO : 2013/21896
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile alacak istemine ilişkindir. Mahkemece adi ortaklığın feshi ile ilgili davanın takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı … temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalılarla birlikte “…”nin adi ortaklık sözleşmesi ile işletilmekte iken davalıların işletmenin gelir-gideri ile ilgili davacıya bilgi vermedikleri gibi kar payı da vermedikleri, işletmenin resmi kayıt ve işlemlerinin davacı adına olması dolayısıyla vergi,… prim ve cezaların davacı adına geldiği, davalıların da ortaklık borçlarından hisseleri oranında sorumlulukları olduğu halde davacının resmi kurumlara ortaklık borçları nedeniyle yaptığı ödemelerden hisselerine karşılık geleni davacıya ödemediklerini iddia ederek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklığın vergi ve prim borçları ve cezaları nedeniyle yaptığı ödemelerden davalıların hissesine düşen kısmın tahsilini istemiştir. Davacı vekili bilahare 20.10.2009 günlü oturumda dava açıldıktan sonra ortaklar arasında tasfiyeye gidilerek ortaklığın fiilen feshedildiğini, tasfiyeye konu malvarlığı kalmadığını bildirerek ortaklığın feshi konusundaki davayı müracaata bıraktıklarını bildirmiştir.
Davalılar ise yargılama sırasında tasfiye olmadan alacak isteminin dinlenemeyeceğini savunmuşlardır.
Mahkemece adi ortaklığın feshi ile ilgili dava müracaata kalıp yasal süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle ortaklığın feshi ile ilgili davanın açılmamış sayılmasına, ortaklığın vergi, prim ve telefon borçları nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerden dolayı davalı hisselerine düşen kısımların ödetilmesine karar verilmiştir.
Adi ortaklıkta fesih ve tasfiye olmadan alacak konusunda karar verilemez. Adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemleri resen fesih ve tasfiyeyi gerektirdiğinden sadece davacı vekilinin bu konudaki beyanı esas alınarak adi ortaklığın feshi talebi konusunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, tarafların adi ortaklıktan kaynaklanan birbirlerinden olan alacak ve borçları ancak tasfiye sonucunda belirlenebileceğinden ve tasfiyenin yapılmadığı da dosya kapsamından anlaşıldığından T.B.K.’ nun 620.vd. maddeleri uyarınca adi ortaklığın tasfiyesine karar verilip alacak isteminin de bunun sonucuna göre karara bağlanması gerekir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı …’a iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar vreildi.