Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/11077 E. 2013/22419 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11077
KARAR NO : 2013/22419
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava Türü : İşlem İptali

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili sendika üyesi olan davacı işçinin sürveyan olarak görev yapmakta iken …’nin 26. maddesine aykırı olarak işinin ve görev yerinin değiştirildiğini… bekçi olarak görevlendirildiğini iddia ederek atama işleminin iptali ile eski görev yerine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili yapılan işlemin usul, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun tesis edildiğini, yapılan işlemin idari bir işlem olduğunu, davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin Van İdare Mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davacının da dahil olduğu Toplu İş Sözleşmesi’nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde “ancak, işçiler mevsim ve iş şartları gereği tayin edildikleri pozisyon dışında unvan ve niteliği benzer veya üst pozisyonda çalıştırılabilir. İzin, hastalık, işten ayrılma gibi sebeplerle ayrılan işçilerin işlerinin aksamaması için, işveren işçileri geçici olarak meslekleriyle ilgili olmak şartıyla, ayrılan işçinin işinde çalıştırabilir. Ancak, bu süre 3 aydan fazla olamaz” yönünde düzenlemeye yer verildiği, buna göre ekip başı, şef gibi anlamlara gelen sürveyanın alt pozisyon olan bekçi kadrosuna atanması işleminin Toplu İş Sözleşmesi’nin 26. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş hukukumuzda 4857 sayılı İş Kanunu ile iş güvencesi olarak getirilen düzenleme işverenin feshine karşı getirilmiş, ancak işçinin iş sözleşmesi devam ederken, işinin veya işyerinin değiştirilmesi halinde, önceki işine veya işyerine işe iadesi yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu konuda 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 30. maddesinde işyeri sendika temsilcileri için önceki işe veya işyerine iadesi yönündeki hüküm dışında bir kural bulunmamaktadır. İşyeri sendika temsilcisi işçi açısından anılan hüküm dışında, Toplu İş Sözleşmesi hükümleri ile ayrık düzenleme getirilmediği sürece, bir işçi iş sözleşmesi devam ederken, eski işine veya işyerine iadesi şeklinde bir talepte bulunamaz. İşçinin görev yerinin değiştirilmesi, iş şartlarından esaslı değişiklik niteliğinde ise, işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca kabul etmeme hakkı bulunmaktadır. Belirtildiği gibi işçi sendika işyeri temsilcisi değilse veya Toplu İş Sözleşmesinde bu kanunda ayrık düzenleme ile yargı yolu öngörülmediği sürece nakil işleminin iptalini isteyemez.
Dosya içeriğine göre sendika üyesi olan ve toplu iş Sözleşmesinden yararlanan davacı işçinin görev yeri ve işi değiştirilmiştir. Davacı görevlendirmenin yapıldığı tarih itibari ile sendika işyeri temsilcisi olmadığı gibi Toplu İş Sözleşmesinde iş ve işyeri değişikliği işlemine karşı yargı yoluna gidilebileceğine dair ayrık bir hükme yer verilmemiştir. O nedenle davacının iş ve işyeri değişikliği işleminin iptalini isteme hakkı bulunmamaktadır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.