YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13249
KARAR NO : 2013/20514
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalıya ait işyerinde 17/10/2003- 17/09/2010 tarihleri arasında çalıştığını, sabah 08:00’de başlayan mesaisinin akşam 17,30-18,00’den sonra bittiğini, yaz aylarında ve işin yoğun olduğu dönemlerde uzadığını ve gece yarılarına kadar devam ettiğini ileri sürerek, diğer işçilik alacakları ile birlikte fazla çalışma ücreti alacağının da hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ve tanık beyanları dikkate alındığında davacının nadiren fazla mesai yaptığı, buna göre haftalık 4 saat fazla mesai yapıldığının kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı gerekçesi ile resen yapılan hesaplamaya göre isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 41 nci maddesine göre haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Anılan Yasanın 63 ncü maddesinde ise, “Aksi ./…
kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Haftalık iş süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlenmesi mümkündür. Bu halde haftalık çalışma süresini aşan kırkbeş saate kadar olan çalışmalar ise 4857 sayılı Yasanın 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılmıştır. Fazla sürelerle çalışma halinde denkleştirmeye gidilip gidilemeyeceği Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte denkleştirme esasının kabul edildiği 63 ncü maddede “haftalık normal çalışma” süresinden söz edildiğine göre, tarafların kırkbeş saatin altında haftalık çalışma süresi belirlemeleri halinde, denkleştirmenin kararlaştırılan haftalık çalışma süresine göre yapılması gerekecektir.
Günlük çalışma süresinin onbir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, onbir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesi gerekir.
Yine işçilerin gece çalışmaları Yasanın 69 ncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca günde yedibuçuk saati geçemez. Yasada belirtilen bu süre günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa dahi, günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.
Somut olayda, mahkemece davacının fazla çalışmasının haftada 4 saat olduğu kabul edilmiş ise de bu belirlemenin neye göre yapıldığı, haftalık 45 saati aşan fazla çalışmanın ne şekilde olduğu, günlük çalışmanın hangi saatler arasında yapıldığı, ara dinlenmenin ne kadar olduğu tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporundaki hesaplamada ise davacının normal zamanda 08:00-17:30- 18.00 saatleri arasında çalıştığı yolundaki beyanına rağmen çalışmanın 08:00-18:30 saatleri arası olarak kabulü ile de talebin aşıldığı görülmektedir.
Mahkemece tanık beyanları değerlendirilerek, gerek görülmesi durumunda tanıklara davacının çalışma saatleri hususunda beyanları açıklattırılarak yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile isteğin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.