YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13432
KARAR NO : 2013/19534
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının 26.02.2005 tarihinde kaynak ustası olarak çalışmaya başladığını, 16.03.2009 tarihinde iş yerinde geçirdiği kaza sonucu sağ elini verimli kullanamaz ve eski yaptığı işe yapamaz hale geldiğini, davalı işyerinin ustabaşısı olan Erol Durna’ya durumunu izah ederek elinin eski halini alıncaya kadar hafif işlerde çalışma isteğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı işverenin …. Noterliği’nin 12 Ocak 2010 tarih ve 1482 yevmiye numaralı ihtarname ile işyerine gelmeme sebebinin sorulduğu, hafif işte çalıştırılmaması nedeniyle …. Noterliği’nin 22 Ocak 2010 tarih ve 1569 yevmiye numaralı ihtarname ile iş akdini tek taraflı ve haklı olarak fesih ettiğini, kaza tarihinde aylık net ücretinin 1.115,00 TL olduğunu, 2009 yılına ait Eylül, Ekim ve Kasım ayı ücreti ile 2009 yılına ait Ramazan ve Kurban bayramında çalışanlara verilen yarım maaş ikramiyenin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ödenmeyen ücret ve ikramiye alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının rapor bitimi olan 09.11.2009 tarihinde iş başı yapması gerekirken işe gelmediğini, davacının iddia ettiğinin aksine …ve başka bir kimseden izin almadığını, davacının defalarca işe çağrılarak ne zaman geleceğinin sorulduğunu, davacının kaçamak cevaplar verdiğini, en sonunda iş yeri çalışanına işe gelmeyeceğini ifade ettiğini, işe
gelmeme eylemi uzun sürünce ve davacı da bu duruma bir çözüm bulmayınca davacının işe gelmesi için 12.01.2010 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderilerek işe davet edildiği ve gelmediği takdirde iş akdinin feshedileceğinin bildirildiğini, davacının 22.01.2010 tarihli noter kanalıyla gönderdiği cevabı ihtarnamesi ile iş akdini tek taraflı feshettiğini, aylık asgari ücretle montaj ve kesim elemanı olarak çalıştığını, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında raporlu olması nedeniyle maaşını SGK’dan aldığını, Ramazan ve Kurban bayramında yapılan ikramiye ödemesinin ise aktif olarak çalışan personele verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş akdini hangi tarafın feshettiği dolayısıyla davacının kıdem tazminatı alacağı talep etme hakkının doğup doğmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyada bulunan İstanbul Hospital tarafından tanzim edilen 25.10.2009 tarih ve 2537 protokol sayılı Sağlık Kurulu Raporunda davacının 09.11.2009 tarihinde iş başı yapmasında sakınca bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacı, davalı işverene çektiği Bakırköy 40. Noterliği’nin 22 Ocak 2010 tarih ve 1569 yevmiye nolu ihtarnamesinde eli ile alakalı problemlerinin çözümlenemediğini, bu vaziyette kaynak ustası olarak çalışmasına imkan bulunmadığını, tedavisi tamamlanıp şifa bulana kadar yada kendisine uygun bir iş verilene kadar işe başlayamayacağı için ustabaşı Erol Durna’ya durumu bildirerek izin alındığını, ancak çekilen ihtarnameden izin verilmediğinin anlaşıldığını ve iş başı yapmasının istenildiğini, bu durum karşısında iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24-1-a bendi gereğince haklı nedenle feshedildiğini belirtmiştir.
Davacı çektiği bu ihtarname ile daha hafif iş verilmediği için işe başlamadığını bildirdiğinden iş akdinin rapor bitimi olan 09.11.2009 tarihi itibarıyla davacı tarafından eylemli olarak feshedildiği açıktır.
Yine aynı ihtarname içeriğinden davacının 09.11.2009 tarihinde iş başı yaparak daha hafif bir işte çalıştırılması yönünde talepte bulunmadan önce iş akdini işe gelmemek suretiyle eylemli olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmamaktadır.
Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile kıdem tazminatı alacağının kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında davacının talep edebileceği ücret alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde davacının son aylık ücretinin net 1.115,00 TL olduğunu, 2009 yılına ait Eylül, Ekim, Kasım ayı ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise davacının asgari ücret ile çalıştığını, raporlu olduğu dönemde ücretini SGK’dan aldığını ve ücret alacağı bulunmadığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıkları ve emsal ücret araştırmasına göre davacının aylık ücreti 1.115,00 TL olarak esas alınmak suretiyle, davacının …’dan iş görememezlik ödeneği alamama ihtimaline binaen, 16.03.2009 tarihinden iş başı yapabileceği 09.11.2009 tarihleri arasında raporlu olduğu Eylül, Ekim ayı ve Kasım 2009 ayına ilişkin 9 günlük ücreti ile ayrıca davalı işverenin tam gün prim günü bildirildiği Kasım ayında da çalıştığı ve 21 günlük ücret alacağına hak kazandığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ve Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacının ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Yasa’nın 18. maddesinde 4/a bendine tabi sigortalılara kuruma yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarında istirahat raporu alınmış olması şartıyla iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, hastalık sebebiyle geçici işgöremezliğe uğraması sebebiyle iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi ödenmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin 3. gününden başlamak üzere her gün için yatarak tedavilerde 17. maddeye göre hesaplanan kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise 2/3’nin geçici iş göremezlik ödeneği olarak ödeneceği, 4857 sayılı Kanunun geçici iş göremezlik ödeneği başlıklı 48. maddesi “İşçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici iş göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapılan kurum veya sandıklar tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödeneceği, hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edileceği bildirilmiştir.
Ancak davacı ıslah dilekçesinde 2009 yılı Eylül, Ekim ayı ile Kasım ayındaki 8 günlük istirahatli süreye ilişkin ücret alacağının asgari ücret tutarının …tarafından ödendiğini, iş göremezlik ödeneği ile karşılanmayan kısmının ise davalı işverenlikçe ödenmediğini beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iş akdinin eylemli olarak feshedildiği 09.11.2009 tarihi esas alınmak suretiyle, davacının alması gereken ücret miktarını belirleyip… Kurumundan davacının raporlu bulunduğu 2009 Eylül, Ekim ve Kasım 2009 aylarında davacıya iş görememezlik ödeneği olarak yapılan ödeme miktarlarını sorarak bulunan bu miktardan mahsup etmek ve çıkacak sonuca göre davacının ücret alacağı hakkında karar vermektir. .
4-Taraflar arasında davacının ikramiye alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı 2009 yılına ait Ramazan ve Kurban Bayramında çalışanlara verilen yarım maaş ikramiye alacağının ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise ikramiye ödemesinin aktif olarak çalışan personele yapıldığını, davacının Ramazan ve Kurban bayramında aktif olarak çalışmadığı için bu ücrete hak kazanamayacağını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda,davacının 2009 yılı Ramazan ve Kurban bayramında ikramiye alacağına hak kazandığının kabulüyle hesaplama yapılmış ve mahkemece davaya konu alacağın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı iş yerinde Ramazan ve Kurban bayramında yarım maaş ikramiye ödemesi yapıldığı hususu sabittir.
Davacı işçinin raporlu olması ikramiye alacağına hak kazanmasına engel teşkil etmese de davacı ancak iş akdini eylemli olarak feshettiği 09.11.2009 tarihine kadar olan ikramiye uygulamasından yararlanabileceğinden davacı davaya konu 2009 yılında 20.09.2009-22.09.2009 tarihlerine rastlayan Ramazan Bayramı için ödenen yarım maaş ikramiyeyi alabilecek ise de 27.11.2009-30.11.2009 tarihlerine rastlayan Kurban Bayramı ikramiyesine hak kazanamayacaktır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.