YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15997
KARAR NO : 2013/15248
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, işyerinden muvafakatı olmaksızın ücretsiz izne gönderilmesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalılar, haddehane olan işyerinde hammadde yokluğundan zorunlu olarak ücretsiz izne gönderdiği işçiler olduğunu, iş akitlerinde bu konuda açık hüküm bulunduğunu, işçilerin bir kısmını bakım çalışmaları için çağırmasına rağmen gelmediklerini, kendilerini yazılı olarak işe davet etmesine rağmen kabul etmeyerek iş akitlerini feshettiklerini sıcak hadde bölümünde fazla mesai yapılmadığını ve tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının yazılı muvafakatı olmadan ücretsiz izne gönderilmesi nedeniyle davacının iş akdini feshetmesinin haklı nedene dayandığının kabulü ile ihbar tazminatı, ücret alacağı ve ikramiye alacağı talebinin reddine diğer alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 7. maddesinde “personel iş akdi devam ederken olağanüstü
hallerde (bölgesel, ulusal sektörel kriz vb.)işverenin belirleyeceği bir süre kadar ücretsiz izne ayrılmayı ve yarı zamanlı çalışmayı kabul eder” demek suretiyle işçinin işyerinin çalışma şartlarında pozisyon ve zorunluluk gerektiren durumlara bağlı olarak kısmi çalışma yaptırılacağına veya ücretsiz izin uygulaması yapılacağına ilişkin açık hüküm konulduğu, mahkemece bu hükümle açıkça çelişki oluşturacak şekilde davalının ücretsiz izne göndermesinin haksız fesih pozisyonu olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, işverenin davacı tarafa dosyada bulunan 26.3.2009 tarihli cevabi ihtarnamesi ile davacıyı gelip işe başlaması için davet ettiği, ücretsiz izin uygulamasının çalışma şartlarına bağlı imkansızlıktan kaynaklandığı yönündeki savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde mahkemece bu somut veriler karşısında fesih gerekçelerini yeniden değerlendirerek bir karar verilmesi gerekir.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece davacının fazla mesai alacağı 2006-2009 yılları arasında kesintisiz olarak hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edildiği, oysa davacı tanık beyanlarından da açıkça anlaşıldığı üzere ücretsiz izin uygulamasının yapıldığı 2008 yılından itibaren fazla çalışma yapılmadığı, ayrıca davacı işçinin sıcak hadde bölümünde çalıştığı ve bu bölümde işin niteliği gereği yarım saat mola verip yarım saat çalışıldığı bu nedenle fazla çalışma yapılmadığı yönündeki davalı tanıklarını beyanları da dikkate alınarak gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle fazla mesai yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiği, ayrıca aynı aya ait bordrolarda her işçi adına farklı ücret tahakkuku yapılmasının nedeninin işveren tarafından fazla mesai ücretinin ödenmesi şeklinde açıklanmasına karşın
mahkemece bu hususun araştırılıp tartışılmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş, keşif de yapılmak suretiyle fazla çalışma yapılıp yapılmadığını belirleyerek davalı işverenin ücret ödemeleri için de fazla çalışma ücreti karşılığının bulunduğu yönündeki iddiası tartışılıp değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
4-HUMK’nun 74. maddesi (yeni HMK 26.maddesi) hükmüne göre mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Islah sadece yapılan davalı hakkında hüküm ifade eder Davacının 21.11.2011 tarihli ıslah dilekçesini sadece davalı şirket hakkında yapıp davalı taşeron Ramiz hakkında usulüne uygun ıslah yapılmadığı hususu gözden kaçırılarak ıslah edilen miktarların davalı …’den tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
5-Davacının giydirilmiş ücretine dahil edilen sosyal yardım olan kömür parasına ilişkin meblağın bilirkişi tarafından hiçbir veriye dayanmaksızın 2007 yılı için 750,00 TL gibi fahiş bir miktarda kabul edilmiş olması ve aynı mahkemece aynı davalı şirket hakkında hüküm altına alınan başka dosyalarda kömür parasının aynı yıl için 300,00 TL olarak kabulü ile hüküm kurulmuş olması gözönünde tutulduğunda uygulama birliğini sağlanması açısından kömür parası tutarının belirlenmesi için gerekirse TKİ ya da kömür satışı ile ilgilenen yerlerden, varsa esnaf odalarından, ücret araştırması yapılması gerekirken bilirkişinin nasıl belirlediği belli olmayan ve dosyaya göre değişen miktarlara itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.