YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18235
KARAR NO : 2013/23388
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 265 parsel sayılı 1888863,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazı… adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 265 parsel sayılı taşınmazın davacı, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 10.10.2012 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 4151,22 m2 yüzölçümündeki bölümünün… adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu …1289 tarih ve 86 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, (dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyü ile komşu…Köyü yazılarak) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü
dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının “dere, sırt ve bayır” sınırları nedeniyle yüzölçümü ile geçerli tapu kayıtlarından olduğu dikkate alınarak kapsamı belirlenmeli ve uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davacı …’ın kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü dava konusu taşınmaz bölümünün tümü ya da bir bölümü tutunulan tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı takdirde, dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde tespit gününde davacı …’ın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, ziraat bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflar ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlendiği düşünülmeli, ayrıca davacının, adlarına tescil hükmü kurulan…susu da dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava konusu taşınmazdan uzman bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü ifraz edildikten sonra geriye kalan taşınmaz bölümü içinde hüküm kurulması gerekirken bu bölümle ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm oluşturulmaması dahi isabetsiz, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.