Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/19369 E. 2014/4267 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19369
KARAR NO : 2014/4267
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, kesinleşmiş olan işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını belirterek, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
İşe iade davası sonrasında işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, kıdem tazminatı bakımından faiz başlangıcı
da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.
Somut olayda; mahkemece, kıdem tazminatına esas hizmet süresi belirlenirken, fesih tarihine 4 aylık boşta geçen süre eklenerek hizmet süresi 21 yıl 4 ay 2 gün olarak kabul edilmiştir. Hizmet süresi bu şekilde kabul edilip hesaplamalar buna göre yapıldığı halde, hüküm fıkrasında kıdem tazminatı bakımından faiz başlangıç tarihi, işe iade kararı öncesindeki fesih tarihi olan 04.01.2010 tarihi kabul edilmiştir. Işveren davalının, davacıyı kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatmadığı tartışmasız olup, işe iade kararı 31.5.2012 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmiş davacı 30.05.2012 tarihinde çektiği ihtarname ile işe başlatılmasını talep etmiş, davacının kabulüne göre ihtarname davalıya 4.6.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda iş akdinin fesih tarihinin bir aylık işe başlatma süresinin dolduğu 4.7.2012 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Kıdem tazminatına bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin kıdem tazminatına ilişkin faiz başlangıç tarihi olan “04.01.2010” tarihinin silinerek yerine “04.07.2012” tarihinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.