YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20102
KARAR NO : 2014/13861
KARAR TARİHİ : 19.06.2014
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-Duraksamadan belirtmek gerekir ki; muhtesatı meydana getiren kişiler tarafından arsa malikleri aleyhine açılacak alacak ve temliken tescil ya da böyle bir taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istemiyle açılacak davaların sonucunda verilebilecek kabul kararı, hukuken değer verilmesi mümkün bulunmayan kaçak yapı niteliğindeki muhtesatın yasallaştırılması sonucunu doğuracağından böyle bir kararın İmar Kanunu’nun kamu düzenine ilişkin emredici hükümlerine aykırı olacağı kuşkusuzdur. Bu nedenlerle kaçak yapıyı meydana getiren kişi tarafından kaçak yapı nedeniyle arsa sahipleri aleyhine açılacak alacak ve temliken tescil davalarının ya da üzerinde kaçak yapı bulunan taşınmazda kat mülkiyeti kurulması istemine ilişkin davaların dinlenmesine olanak bulunmamaktadır. Ne var ki, tespit davalarının sonucunda verilecek hükmün infaz olanağının bulunmadığı, bu hükümlerle sadece bir olgunun tespit edilmiş olacağı, henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen kaçak yapı niteliğindeki muhtesatın da az veya çok bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşımazın üzerinde bulunan muhtesatla birlikte satılması halinde bu nitelikteki muhtesat nedeniyle satış bedelinin az veya çok artacağı, kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle muhtesata değer verilmemesi halinde taşınmazın satışından pay alacak olan diğer taşınmaz maliklerinin kaçak yapı niteliğindeki muhtesat nedeniyle meydana gelecek değer artışından haksız şekilde yararlanacakları ve sebepsiz zenginleşecekleri gözetildiğinde muhtesat aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda muhtesatın kaçak yapı olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davalı tarafın bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafın sair temyiz itirazlarına gelince; iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, dava konusu üç katlı bina niteliğindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davalı tarafın hükmün esasına yönelen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dava konusu muhdesatta davacı tarafın da paydaş bulunduğu, davanın konusunun davalı payına isabet eden muhdesat değeri olduğu göz ardı edilerek davalı taraf aleyhine fazla miktarda karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretine hükmedilmesi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinin dördüncü fıkrasından sırasıyla “18.994,04”,“14.145,49” ve “4.715,16” rakamlarının çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla “14.651,00”, “9.801,00” ve “3.267,00” rakamlarının yazılmasına, yine hüküm yerinin beşinci fıkrasında yer alan “23.635,90” rakamının çıkartılmasına yerine “16.830,00” rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 19/06/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.