YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21179
KARAR NO : 2013/23167
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 210 ada 79 parsel sayılı 13345,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın çayır niteliği ile 3/28 payının davacı … adına, geriye kalan kısmın ise kadastro komisyon tutanağında ki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 210 ada 79 parsel sayılı taşınmazın davacının tutunduğu 28.07.1938 tarih 1932 sayılı tapu kaydı ve gittileri kapsamında kaldığı,dayanak tapu kaydının son gittisinde belirtilen davacı payı yönünden davanın kabulünün gerektiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Gerçekten, davacının dayandığı tapu kaydının
kuzey sınırı kır olarak tarif edilmiş olup, eylemli olarak da dava konusu taşınmazın kuzeyinde 210 ada 171 parsel sayılı mera taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak, meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Ayrıca kişinin dayandığı bilgi ve belgeler lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder.
O halde mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmaz başında yeniden yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden köprü sınırı yerel bilirkişi, tutanak bilirkişi ve tanık sözleri ile kesin ve tereddütsüz olarak belirlenmeli, akabinde belirlenen köprü sınırı uzman fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek geniş kapsamlı rapor eki haritasına işaretlettirilmeli, sonrasında köprü ve Orağız Suyu sınırları esas alınarak davacı dayanağı tapu kaydına yüzölçümü ile kapsam tayin ettirilmeli, davacı adına belgesizden tespit görüp kesinleşen dava dışı 210 ada 78 parsel sayılı taşınmazın belirlenecek köprü sınırı esas alınarak davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, köprü sınırının harita üzerinde belirlenecek konumuna göre dava dışı 210 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde davacının dayanağı tapu kaydının kapsadığı yerin miktarından fazlası ile davacı adına tespit gördüğü, dayanak tapu kaydının sınırında kır okuması ve taşınmazın sınırında da eylemli olarak mera niteliği ile sınırlandırılan taşınmaz bulunması hususları birlikte gözetilerek tapu kayıt miktarından fazlası olan dava konusu 210 ada 79 parsel sayılı taşınmazın sınırda ki eylemli meradan açıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu kabul edilmeli ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmeli, davacı dayanağı tapu kaydında belirtilen köprü sınırı esas alınarak yapılan değerlendirme sonunda tapu kaydının davacı adına tespit gören dava dışı 210 ada 78 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı belirlendiği takdirde bu sefer köprü sınırından başlamak üzere davacı dayanağı tapu kaydına miktarı ile sınırlı olarak kapsam tayin edilerek bu bölüm açısından davanın kabulüne, geriye kalan miktarın ise tespit gibi tapuya tesciline karar vermekten ibarettir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi tüzel kişiliği dahi olmayan Kadastro Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi …/…
gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi dahi isabetsiz, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi