Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/24081 E. 2013/23718 K. 27.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24081
KARAR NO : 2013/23718
KARAR TARİHİ : 27.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 21.05.2013 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi davacı, 18.09.2013 tarihli Ek Kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
I-Davacı temyizi bakımından;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinde mahkeme kararının hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair temyiz nedeni bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli temyiz dilekçesi sunularak temyiz edilen dosyalarda da temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz nedenleriyle bağlı kalınarak temyiz incelemesi yapılıyor olması ile yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re’sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin bozma isteğinin reddine.
II-Davalı temyizi bakımından;
Davalı tarafından vekilen vekaletnamade kendisine tebligat yapılan avukatın isminin yazılı olmaması nedeni ile ihtaratlı müzekkerenin 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun biçimde tebliğ edildiği kabul edilemeyeceğinden davalı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin 18/09/2013 tarihli ek karar bozularak kaldırılmalı, davalının 21.05.2013 tarihli karara yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
1)Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2)Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının devirden önce çalıştığı şirkette ve davalı şirkette çalıştığı süre içinde 10.000 TL civarındaki satılan malın geri dönüşü tahsili için gerekli işlemleri yapmayarak görevini ihmal ettiğini, en son 325,00 TL civarında açığa neden olduğunu, tüm uyarılara rağmen görevini yerine getirmediğini, kendisine teslim edilen malların satıldığını ya da kendisinde bulunduğunu ispat edemeyerek açığa neden olduğunu, işverenin güvenini kötüye kullandığını, fazla mesai yapmadığını, kaldı ki primle çalıştığını, primin fazla mesainin karşılığı olduğunu, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, izinlerini kullandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin feshinin haksız olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davacının fazla mesai yaptığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarına göre davacı yararına haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek ücreti hesap edilmiş, mahkemece hakkaniyet indirimi yapılarak alacak hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacı, satış temsilcisi olarak çalışmakta, teslim aldığı malzemeleri satarak hesabını davalı şirkete vermekte, konulan kota ve satış miktarına göre de değişkenlik göstermekle birlikte her ay belli miktarda prim almaktadır. Getirtilen banka hesap kayıtlarında da davacıya aylık ücret dışında prim ödendiği görülmektedir. Bilirkişi de fazla mesainin prim ile karşılanmayan kısmının tahsilinin gerektiğini belirtmesine rağmen ne kadar prim ödendiği konusunda bilgi belge bulunmadığından mahsubunu yapamadığını bildirmiştir.
Bu itibarla davacının satış temsilcisi olarak görev yapması, pirim karşılığı çalışması nedeni ile prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. Bu itibarla istek dönemini kapsayan bordrolar davalı

şirketten ve işyerini devreden dava dışı şirketten, gerekirse banka kayıtları da getirtilerek davacıya ödenen prim miktarı belirlenmeli, bunların hesap edilen fazla mesaiden mahsubu ile varsa bakiye fazla mesai ücreti hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, davacıya Şubat ve Mart aylarında ödendiği banka kaydı ile sabit olan pirimlerin fazla mesaiden mahsup edilmemesi ve davacının Mart ayı prim alacağının tahsiline karar verilirken mükerrer tahsilata neden olmamak için tahsiline karar verilen prim alacağının hesap edilen fazla mesaiden mahsubu gerekirken bunun yapılmaması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; Yukarıda yazılı bozma nedeni ile konusundaki eksiklikleri tamamladıktan sonra ek hesap raporu almak ve dosya içindeki deliller ile birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 18.09.2013 tarihli ek kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, temyiz olunan 21.05.2013 tarihli kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.