Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/24445 E. 2013/21748 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24445
KARAR NO : 2013/21748
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 175 ada 2, 5, 7, 8, 9, 176 ada 16, 1 ve 211 ada 11 parsel sayılı yüzölçümleri tutanağında gösterilen taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın usulden reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kesin sürenin gerekleri yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Kaldı ki eldeki davanın kadastro tespitine itiraz olduğu, davanın bu nitelendirilmesine göre daha özel bir kanun olan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun somut olayda uygulanmasının zorunlu bulunduğu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ancak Kadastro Kanununda düzenleme bulunmayan hallerde uygulanabileceğinin gözetilmesi zorunludur.
Öte yandan mahkemece verilen keşif ara kararı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.madde hükmüne uygun değildir.
Somut olayda 10.4.2012 tarihli oturumda 22.6.2012 günü yapılacak keşif için davacı tarafa 2 haftalık keşif avansını mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmiş,

ancak keşif ara kararında tespite aykırı iddiada bulunulduğu halde tutanak bilirkişiler ile yerel bilirkişiler, fen ve ziraat bilirkişileri için davetiye gideri hesaplanmamış, ayrıca taraf tanıklarının keşif mahallinde hazır edilmesi halinde dinlenilmelerine karar verilmiştir. Taraflara tanıklarını taşınmaz başında hazır etmeleri gibi bir zorunluluk yüklenemeyeceğinden keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin taraf tanıklarına ve bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunludur.
Bu olgular gözetildiğinde dosyanın keşfe hazır hale getirilmeden mahkemece oluşturulan ara kararı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36.maddesi hükmüne uygun nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı … ve arkadaşlarına iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.