Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/24989 E. 2013/21608 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24989
KARAR NO : 2013/21608
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili davacının davalı…’nin asıl işverenliğinde diğer davalının ve ihbar olunanların işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sonaerdiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılardan… vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi’nin 07/12/2012 tarihli ilamı ile özetle, ”…. davacının 1033909 sicil numaralı ihbar olunan alt ./…
işverenlerden …’deki 18.05.2006-31.08.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları için düzenlenen ve davacı imzasını taşıyan ibraname başlıklı belgede, davacının bu dönem çalışmaları için 1.619,76 TL kıdem tazminatı hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Burada kıdem tazminatına ilişkin olarak yapılan bu kısmi ödeme makbuz hükmünde sayılmalıdır. Bunun dışındaki “ibraname” başlıklı belgelerin yukarıda açıklamalar doğrultusunda ibraname veya makbuz niteliğini taşımadığı ortadadır. Bu durumda, davacının ihbar olunan alt işverenlerden …’deki 18.05.2006-31.08.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları için ödenen 1.619,76 TL’lik kıdem tazminatı avans niteliğinde olduğundan, bu miktara ödeme tarihinden itibaren kanuni faiz işletilerek, hesaplanan toplam kıdem tazminatından düşülmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalıların sair temyiz itirazlarının reddi nedeni ile dava konusu edilen yıllık izin ücreti ile milli bayram ve genel tatil mesai ücretine ilişkin hüküm kesinleşmiş olup bu alacaklar hakkında tekrar karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması yerinde ise de, kesinleşen bu alacakların miktarı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerini de kapsayacak şekilde tespit hükmü kurulması infazda tereddütleri önlemek bakımından gerekli olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının,
1 numaralı bendininin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“1-a-Brüt 5.194,80 TL yıllık izin ücreti alacağının 10,00 TL’sinin dava tarihi olan 18/03/2010 tarihinden 5.184,80 TL’sinin ıslah tarihi olan 08/09/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte
b-brüt 397,00 TL… ücreti alacağının 10,00 TL’sinin dava tarihi olan 18/03/2010 tarihinden 387,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 08/09/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müşteriken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,”
ilişkin mahkeme kararı bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.