YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25525
KARAR NO : 2013/22527
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 127 ada 75, 81, 82, 83, 84, 125 ada 1, 130 ada 3, 4 ve 101 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 37590,84 m2, 4814,79 m2, 32134,74 m2, 62709,55 m2, 17061,51 m2, 22623,96 m2, 37938,70 m2, 30832,84 m2, 25408,51 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 127 ada 75, 125 ada 1 ve 130 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar davalı … adına, 127 ada 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazlar davalı … adına, 127 ada 83 ve 130 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar davalı …oğlu … adına, 127 ada 84 parsel sayılı taşınmaz davalı … adına, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise davalılar … ve …oğlu … adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece özetle “kesin önelin usulüne uygun olmadığı“ hususuna değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 127 ada 75, 81, 82, 83, 84, 125 ada 1, 130 ada 3, 4 ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki iddiasını davacı tarafın kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının kıymetlendirilmesi için yapılan keşif …/…
sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözüme ulaştırmaya yetersiz, soyut ve gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi dava konusu taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu, taşınmazların tamamı veya bir bölümünün tarafların ortak miras bırakanı…tan kalıp kalmadığını belirlemekten uzaktır. Ayrıca dinlenilen yerel bilirkişi, tutanak bilirkişi ve tanık sözleri arasında bu konuda ortaya çıkan çelişki usulünce giderilmemiş, mahkeme gerekçesinde de yargı denetimine elverişli olacak şekilde hangi beyanlara ne gerekçe ile üstünlük tanındığı açıklanmamıştır. Öte yandan taraf dayanağı tapu kayıtlarının uygulanmasına yönelik yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları da soyut ve gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı taraftan tutunduğu tapu kayıtlarının açıkça tarih ve numarası sorulup saptanmalı, akabinde gerek davacı tarafın tutunduğu gerekse davalı yanın tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren açıkta pay kalmayacak şekilde tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle bildirilecekleri tanıklar ile uzman bilirkişi tapu fen memuru ve tutanak bilirkişilerinden sağ olanların tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taraf dayanağı tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların tarafların tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı olan…tan gelip gelmediği, bir başka deyişle…’un terekesine dahil olup olmadığı yönünde yerel …/…
bilirkişi ve tanıklardan somut olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, önceki günlü keşifler sırasında belirtilen taşınmazların bir bölümün davalılar tarafından terekeye karşı üçüncü kişi konumunda bulunan kişilerden satın alındığı yönündeki beyanlardan kastın evvelce zeminde ayrı bir taşınmaz iken satın alınmakla dava konusu taşınmazlarla bütün haline getirildiği mi yoksa taşınmazların evveliyatında da bütün olarak ortak muris …’tan kaldığı ancak tapu kayıt malikleri arasında kayden paylı arzen müstakil olarak kullanırken dava dışı tapu kayıt maliklerinden bir kısmının arzen bir hakkı olmadığı halde kayden hakkı olarak gözüken taşınmazlardaki tapu kayıtlarındaki payını satışına dair mi olduğu konusunda açıklama alınmalı, dava konusu taşınmaz ya da taşınmazların bir bölümünün ortak miras bırakandan geldiği, bir bölümünün ise üçüncü kişilerden satış yoluyla davalılara geçip evvelce zeminde ayrı bir taşınmaz olduğu belirlendiği takdirde üçüncü kişilerden gelen taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilmesi sağlanmalı, bu hususlardan ayrı olarak her ne kadar tapu kayıtlarında paylı olsa da zeminde müstakil bir kullanım bulunup bulunmadığı, bu müstakil kullanımın kayden paylı olan taşınmazların arzen paylaşıldığına işaret olup olmadığı değerlendirilmeli, dava konusu taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin tarafların ortak miras bırakanı…’tan geldiği belirlendiği takdirde ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı araştırılmalı, bu cümleden olarak; kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlı olduğu gözetilmeli, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara
dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna, yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal, isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı, gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davaya katılma talebinde bulunan, katılan davacılar … ve arkadaşlarının isimlerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi dahi isabetsiz, davacı … mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istekleri halinde davacı tarafa iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.