Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/25992 E. 2013/21827 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25992
KARAR NO : 2013/21827
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı davalıya ait işyerinde tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalıştığını, iş akdininin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ve savunmasının alınmadığını belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve 4 aylık ücret ile 8 aylık ücret tutarı tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin kendisine tahsis edilen aracı alkollü olarak kullanması, sürücü belgesine 6 ay süreyle el konulması ve bu durumun işin yürütülmesini zorlu hale getirmesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı şirkette 02/06/2008 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığı, iş akdinin 31/10/2013 tarihinde “kendisine tahsis edilen aracı alkollü olarak kullanması, sürücü belgesine 6 ay süreyle el konulması ve bu durumun işin yürütülmesini zorlu hale getirmesi” gerekçesiyle İş Kanunun 25/II. maddesi uyarınca feshedildiği, davacının alkol alarak iş yerine geldiğinin veya iş yerinde alkol aldığının iddia ve ispat edilmediği, alkollü araç kullanma eyleminin tatil günü ve iş yeri dışında gerçekleştiği, davacının eyleminin İş Kanunun 25/II-d maddesine uymadığı, bu durumda davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiğinden söz edilemeyeceği, geçerli fesih yapmak için de savunma alınması gerektiği, ancak davacının savunmasının alınmadığı, ayrıca eşitlik, objektiflik ve tutarlılık ilkelerine uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı, geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı, davalı işyerinde tıbbi tanıtım mümessili olarak çalışmakta iken toplantı dönüşü alkollü araç kullanmış ve ehliyetine el konulmuştur. Davacı ehliyetsiz araç kullanmaya devam etmiştir. Davacının ehliyetine altı ay el konulması nedeniyle geniş bir bölgede yaptığı ilaç temsilciliği görevini gereği gibi yerine getiremeyeceği açıktır. Davacının kusuru ile sebep olduğu bu durum işin yürütümünü bozucu nitelikte olup işverenden davacı ile iş ilişkisini yürütmesi beklenemez. Ayrıca davalı işveren haklı fesih iddiasında bulunduğu için savunma almasına gerek görülmediğinden, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü için haklı fesih öncesi savunma alınmaması iş akdinin feshini geçersiz hale getirmez. Keza davacının Bölge Müdürü ve diğer çalışanlarla birlikte yemek yemeleri sırasında hep beraber alkol almaları davacıya şirket aracını alkollü olarak kullanma hakkı vermez. Davacının eylemi fesih için haklı neden ağırlığında değil ise de, geçerli neden teşkil etmektedir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. …/..
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21.15 TL harcın mahsubu ile kalan 3.15 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri olan 58.00 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan …’ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.