Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10 E. 2014/14472 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10
KARAR NO : 2014/14472
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün davacı tarafça temyizi üzerine temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE ilişkin olarak Dairemizce verilen 11.07.2013 gün ve 2012/6625-2013/13100 E.K. sayılı kararın karar düzeltme yoluyla yeniden incelenmesi davacı … şirketi tarafından istenilmekle, isteğin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü:
1-Yerel mahkemece oluşturulan hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki karar düzeltme nedeni olarak ileri sürülen yönler ve karar düzeltme dilekçesine ekli tebligat belgeleri incelendiğinde temyiz isteminin süresinde ve karar düzeltme isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla, adı geçenin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizce verilen 11.07.2013 gün ve 2012/6625-2013/13100 E.K. sayılı kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava haksız fiilden bir başka deyişle kaçak su kullanımından kaynaklanan borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davanın haksız fiilden kaynaklandığı, haksız fiilin kanıt yükünün davalı üzerinde olduğu, davacının hakkında düzenlenen kaçak su tutanağında imzasının bulunmadığı ve tutanak içeriğini kabul etmediğine yönelik iddiası da gözetildiğinde olayın açıklığa kavuşturulması ve tutanağın doğrulanması için tutanak mümzilerinin yargılamada dinlenmesinin gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Aynı Yasa’nın 284. maddesi hükmüne göre de hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olay yönünden yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacıya ait inşaat alanı ve davanın niteliği dikkate alındığında davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğu (birim metreküp su fiyatının tutanak tarihine uygun düşmediği)anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece davalı tarafın bu itirazı karşılanmadan, açık bir anlatımla aynı bilirkişiden ek ya da farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Deliller tümüyle toplanmadan eksik inceleme ve soruşturmayla hüküm verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak öncelikle tutanak mümzileri tanık olarak dinlenmeli, daha sonra tutanak tarihindeki (23.10.2008) birim metreküp su fiyat tarifesi davalı … Genel Müdürlüğünden getirtilmeli daha sonra aynı bilirkişiden ek rapor veya konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan davacı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime açık yeni bir rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.