Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10289 E. 2014/21945 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10289
KARAR NO : 2014/21945
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

Mahkemesi : Adana 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 28/03/2014
Numarası : 2011/402-2014/138

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin, boşta geçen 4 aylık ücret alacağı ve işe başlatmama tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iş akdinin ihbarda bulunulmadan haksız olarak feshedildiği, yıllık izinlerinin kullandırıldığı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarından %35 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaların, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak ispatın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda, Dairemizin 2013/15884 sayılı Esasına kaydedilerek yapılan inceleme sonucu onanan dava dosyasında fazla çalışma yapılıp yapılmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılıp çalışılmadığı hususunda işyerinin içerisinde bulunduğu 10. Tanker Üs Komutanlığından, işçinin çalıştığı tarihler arasında üsse giriş ve çıkış saatlerini gösterir kayıtlar getirtilerek bu kayıtların esas alınmış olduğu ve bu dava dosyasında da davalı işverenin davaya cevap dilekçesinde bahsi geçen kayıtlara dayanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bu dava dosyasında Mahkemece, davacı işçinin davalı işyerinde çalıştığı tarihler arasında üsse giriş çıkış saatlerini gösterir kayıtlar dosyaya getirtilmeden fazla çalışma yapılıp yapılmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılıp çalışılmadığı hususlarında tanık beyanlarına göre hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de; yazılı delil olan işe giriş çıkış kayıtları dosyaya getirtilip bu kayıtlara göre hazırlanacak rapor doğrultusunda davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücret alacaklarının değerlendirilmesi gerekirken, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.