Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10300 E. 2014/16600 K. 10.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10300
KARAR NO : 2014/16600
KARAR TARİHİ : 10.09.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı iş sözleşmesinin davalı işverence operasyonel verimliliği arttırmak amacıyla saha ekibinin yeniden planlanması nedeniyle organizasyon değişikliği yapılarak bazı bölge müdürlüklerinin kapatılmasına ve bazılarının birleştirilmesine dair alınan işletmesel karar gerekçe gösterilerek fesih yapıldığını, ancak işverenin dürüstlük ilkesine uymayıp keyfi hareket ettiğini, yeni elemanlarla işe devam ettiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesi ile birlikte İş Kanunun 21. maddesindeki haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 01.10.2012 tarihli Yönetim Kurulu karaıyla davacının çalıştığı … Bölge Müdürlüğünün kapatılmasına ve … Bölge Müdürlüğüne bağlanmasına karar verildiğini, kadro fazlalığı ortaya çıktığından davacının iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin … ‘den devir alındıktan sonra şirketin içinde bulunduğu zarar etme durumundan kurtulmak amacıyla bir takım ekonomik tedbirler aldığı ve bu kapsamda bir takım bölge müdürlüklerinin kapatıldığı ve buna bağlı olarak da bir kısım çalışanın işine son verildiği, davalı şirketin organizasyon değişikliği bağlamında tutarlı ve iyi niyetli davrandığının anlaşıldığı, davacının bölge müdürlüğü pozisyonuna uygun istihdam imkanının mevcut olmadığı, davalı şirketin 7 ay sonra davacıyı tekrar işe alma konusundaki tavır değişikliğinin ise değişen koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, bu durumdan akdin haksız olarak feshedildiği yahut fesih gerekçesinin samimi olmadığı anlamının çıkarılamayacağı, dolayısıyla davalı iş veren tarafından ileri sürülen fesih nedeninin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı işveren … Bölge Müdürü olarak çalışan davacının iş akdinin organizasyon değişikliğine ilişkin işletmesel karar sonucunda … Bölge Müdürlüğü’nün… Bölge Müdürlüğü’ne bağlanması sebebiyle geçerli nedenle feshedildiğini savunmuş, Mahkemece de davalının işletmesel kararının tutarlı olarak uyguladığı ve istihdam olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşverence alınan 01.10.2012 tarihli Yönetim Kurulu Kararının 1.maddesinde…Bölge Müdürlüğü ofisinin kapatılacağı ve … Bölge Müdürlüğüne bağlanacağının belirtilmesine karşın 6. maddesinde… Bölge Müdürlüğü ofisinin de kapatılacağı belirtilmiştir. Her şeyden önce Yönetim Kurulu kararı kendi içinde tutarsızdır. Bu Yönetim Kurulu Kararına dayanılarak iş akdi feshedilen… Bölge Müdürü … tarafından açılan işe iade davasında fesihten bir gün sonra 08.11.2012 tarihinde… Bölge müdürlüğünün yeniden açılmasına karar verilip … isimli şahsın Bölge Müdürü olarak işe başladığı ve davalı vekilince de… Bölge Müdürlüğünün kapatılmayıp davacının pozisyonunun lağvedildiğini beyan ettiği… Bölge Müdürlüğünün de başka bölgeye bağlandığını ancak şirket Genel Müdürü değişince yeniden açtıklarını ikrar etmiş olmasına ve…15. İş Mahkemesince 2012/543-2013/396 E/K sayılı 27.09.2013 tarihinde işletmesel kararın tutarlı bir şekilde uygulanmadığı ve feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle verilen işe iade kararı Yargıtay 9. H.D. 2013/15125-2014/11341 E/K sayılı 03.04.2014 tarihli ilamıyla onanmış ve yine …15. İş Mahkemesince 2012/542-2013/612 E/K sayılı 18.12.2013 tarihli işe iade davasının reddine dair verilen karar ise Yargıtay 9. H.D. 2014/9089-2014/11347 E/K sayılı 03.04.2014 günlü ilamıyla Bozularak Ortadan Kaldırılmış ve Davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Davacı yargılama sırasında fesih tarihine kadar olan (yeniden başlama tarihine kadar olan boşta geçen süreden bahsetmiyor) hakları korunarak, işe iade davasından feragat etmesi ve hiçbir masraf ve bedel talep etmemesi koşuluyla Mayıs 2013 te işe davet edilmiş ve bu şartlı davete davacı icabet etmemiştir. Yargıtayın yerleşmiş içtihadına göre: İşçinin feshin geçersizliği davası açtıktan sonra işverenin işe daveti, aslında feshin geçersiz olduğunu ve dolayısı ile açılan davayı kabul ettiği anlamına gelir.
Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalara göre, davalının yaptığı savunmaların kendi içinde çelişki arz etmesi, ayrıca işletmesel karar gereğince kapatılmasına karar verilen gerek Marmara, gerekse… Bölge Müdürlüklerinin tekrar açılması karşısında işletmesel kararın tutarlı olarak uygulandığından ve ayrıca savunmanın samimi ve inandırıcı olduğundan bahsedilemez.
Belirtilen sebeplerle geçerli fesih iddiasının sübut bulmadığı kanaati ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin yatırılan 21.15 TL harcın tenzili ile bakiye 4.05 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacının yaptığı 639.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 10.09.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.