Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10388 E. 2014/21169 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10388
KARAR NO : 2014/21169
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

Mahkemesi : Bursa 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/03/2014
Numarası : 2013/103-2014/179

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının görev değişikliğini kabul etmediği için İş Kanununun 17 ve 18. maddeleri gereği ihbar öneli verilerek iş akdinin zorunluluk nedeniyle feshedildiğini, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil ücreti taleplerinin gerçeğe uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda, davacı tanığı olarak S.. U.. ve O.. O.., davalı tanığı olarak ise A.. Y.. ve T.. S.. dinlenmiş olup, tanık S.. U.. dışındaki tanıklar, davalı işyerinde haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında, cumartesi günü ise 08.00-12.00 saatleri arasında çalışma olduğunu beyan etmişlerdir. Davacı tanığı S.. U.. ise; 2012 yılında diğer tanıkların beyanı gibi çalışma yapıldığını ancak 2011 yılında 08.00-19.00 saatleri arası çalışma olduğunu bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanığı S.. U..’un beyanı doğrultusunda 2011 yılında haftada 5 saat, 2012 yılında haftada 4 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; davalı tarafından cevap dilekçesine eklenen ve davacı tarafından itiraz edilmeyen tüm çalışma dönemine ait işe giriş çıkış kayıtları ile davalı tanıkları ve davacının tanığı O.. O..’ın çalışma saatlerine ilişkin beyanı örtüştüğünden, davacının tüm çalışma döneminde haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında, cumartesi günü ise 08.00-12.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftada 4 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken 2011 yılında davacının haftada 5 saat, 2012 yılında ise haftada 4 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.