YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10616
KARAR NO : 2014/19216
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı temyizi bakımından; HMK.’nun 433.maddesinde temyiz dilekçesinin, hükmü veren mahkeme aracılığıyla karşı tarafa tebliğ olunacağı, tebliğ tarihinin temyiz dilekçesinin dosyada kalan aslına işaret edileceği, karşı tarafın tebliğ tarihinden itibaren ongün içinde cevap dilekçesini hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebileceği, cevap verenin, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunabileceği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
434/1.fıkrasında; temyiz dilekçesinin hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece temyiz defterine kaydedileceği ve temyiz edene ücretsiz bir alındı kağıdı verileceği,
434/2.fıkrasında; temyiz isteği harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılacağı bildirilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması halinde ise kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene çıkarılacak muhtıra ile yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemenin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği hükmü yer almaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.01.1985 gün ve 1984/5-1985/1 sayılı kararında öz itibariyle; “Harca tabi olmasına karşın harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçesi hakkında HUMK’nun 2494 sayılı Kanunla değişik 434/3.fıkrası hükmü benzetme yoluyla uygulanır. Bu durumda; temyiz isteği dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde, süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise; temyiz isteğini reddi gerekir” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, içtihadı birleştirme kararının uygulama alanına temyiz defterine kaydolunup ta harca tabi olduğu halde hiç harç alınmamış talepler girmektedir. Zira kaleme dilekçenin tevdi edildiği temyiz defterine kayıt olgusu ile kanıtlanmış olmaktadır.
Somut olaya gelince, davalı vekilinin 11.12.2013 harç ve havale tarihli temyiz dilekçesi davacı vekiline 16/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilinin temyize karşı cevap dilekçesi 10 günlük süre içinde 18.12.2013 tarihinde mahkeme hakimi tarafından havale edilmiş ise de, temyiz defterine kayıt ve harcın yatırılması işlemi gerçekleşmemiştir.
Davacı vekili tarafından hakim havalesinin ardından temyize cevap dilekçesinin aynı tarihte yada yasal süre içinde mahkeme kalemine verildiğini ortaya koyan bir alındı belgesi, deftere kayıt işlemi bulunmamaktadır. Bu durumda davacının temyize cevapta karşı temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine karar verilmelidir.
2-Davalı temyizi bakımından; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığını, hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, bu dönem çalışması dikkate alınarak derece ve kademesinin tespitine, buna bağlı olarak fark ücret ile bazı fark alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak 5 yıl 8 ay 14 gün çalışmasının bulunduğu, bu çalışmaya karşılık olarak her iki yılda bir derece ve her yıl bir kademe alacağı, buna göre davacının eklenmesi gereken derece ve kademesinin 5 yıl 8 ay 14 gün karşılığı 3 derece olduğu, mevcut derecesinin 6/10 olması karşısında iş ilişkisinin sonaerdiği tarih itibari ile olması gereken derece ve kademesinin 9/16 olarak tespitinin gerektiği belirtilerek zamanaşımı savunması dikkate alınarak dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için alacak hesabı yapılmıştır. Ancak bu hesaplama tarzı hatalıdır. Zira yasal olarak davacının tam bir yıl çalışmasının karşılığı 1 kademedir. 2 tam yıl çalışmasının karşılığı bir derecedir. Ancak davacının 5 yıl 8 ay 14 günlük çalışmasına karşılık olarak 2 derece ve 6 kademe verilmesi gerekirken 3 derece 6 kademe verilmek sureti ile fazladan bir derece verilmesi hatalıdır. Bu hata nedeni ile hesaplamaların tamamının yeniden yapılması gerektiği açık olup hatalı kararın bozulması gerekmektedir.
4-Hüküm altına yıllık izin ücreti ile 6772 sayılı Yasa’dan kaynaklanan yasal ilave tediye alacaklarının TİSden kaynaklanan alacaklar olmadığı gözardı edilerek bu iki alacağa yasal faiz yerine en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan karara yönelik davacının temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,davalının temyiz talebi bakımından hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.