Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10823 E. 2014/21439 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10823
KARAR NO : 2014/21439
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

Mahkemesi : Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/04/2014
Numarası : 2012/229-2014/214

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde kadrolu işçi olarak çalışırken 6111 sayılı Yasa hükümleri gereğince tüm özlük haklarıyla birlikte başka kuruma devredildiğini, başından beri davalı belediye işçisi sayılarak tüm kıdeminin belediyeye de geçmiş olduğunun tespiti ile, kıdem süresinin doğru hesabı ile davacının bu çalışmalar sırasında Toplu İş Sözleşmeleri gereğince ödenmesi gereken gece çalışma ücreti, gündüz fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücret alacağının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının 6111 sayılı Yasa gereği başka kuruma devredildiğinin ve tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemenin davacının alt işveren yanında geçen süre yönünden verdiği karar isabetsizdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda zamanaşımı savunması dikkate alınarak alacak hesabına esas alınacak sürenin belirlendiği, davacının taşeron şirketlerdeki çalışmalarının kıdem zammı ve ücret artışı olarak yevmiye tespitinde dikkate alınamayacağı, Yargıtay uygulamalarının bu yönde olduğu, dolayısıyla davacı tarafın Toplu İş Sözleşmelerine dayanarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazının yerinde görülmediği, davacının başlangıçtan itibaren davalı belediyenin işçisi olarak hak ettiği tazminat ve alacakların hesaplanmasında kadrolu işçiler gibi hesaplama yapılması talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle davacının yevmiyesinin 16,05 TL. olarak esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ücret tespiti yaparak tüm alacaklarını bu ücret üzerinden hesaplamıştır.
“2005 DÖNEM TİS’İ Madde 38. Kıdemlilik Zammı: İşçilerin, işyerinde geçmiş her kıdem yılı için (memuriyette geçen hizmetleri dahil) ücretinin gündeliğine 15.02.2005 tarihinden itibaren 30.000 Lira (3 YKR) kıdemlilik zammı olarak ilave edilir. Örneğin, 1 yıl hizmeti olana 30.000 Lira (3 YKR), 10 yıl hizmeti olana 300,000 Lira gibi (30 YKR).”
“Madde 39 Ücret Zammı
a)Belediye İş Sendikasına üye kadrolu işçilerin yevmiyeleri 15.02.2005 tarihinden itibaren 41.000.000 TL. (kırkbirmilyon) (41,00 YTL)’ dir. Belediye İş Sendikasına üye geçiçi (vizeli) işçilerin yevmiyesi 15.02.2005 tarihinden itibaren 16.500.000.-TL. (onaltımilyonbeşyüzbin) (16,50 YTL)’dir. Ayrıca, işçilerin belirlenen bu ücretlerinin (yevmiyelerinin) üzerine geriye dönük, 38. maddedeki kıdem zammı ilave edilerek uygulanacaktır.” düzenlemesini getirmiş ve diğer Toplu İş Sözleşmelerinde de paralel düzenlemeler yapılmıştır.
Yargılama sırasında, davacının şahsi sicil dosyası davalı kurumdan talep edilmiş, ancak kurum dosyasının naklen gittiği kurumdan istenmesi gerektiğini bildirmiştir. Naklen gittiği kurumdan sorulduğunda ise sadece birkaç adet bordro dışında evrak gönderilmemiştir. Bu nedenle dosyada bilirkişinin kabul ettiği üzere davacının GEÇİCİ İŞÇİ olduğu kabulünü haklı kılacak bir evrak yoktur. Yapılacak iş, davacının 2004 yılında kadroya alınması sırasında geçici işçi olarak alınıp alınmadığını tespit edip buna göre taban ücretini belirlemektir. Eğer kadrolu işçi ise taban ücretin 2005 dönem TİS’ine göre 41,00 TL olarak belirleyerek tüm taleplerini yeniden değerlendirmektir.
Ayrıca davalı Belediyenin üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmediği gözardı idilerek, “davacının dava tarihine kadar, o dönemlerde geçerli olan TİS hükümlerine göre kendisine yapılan ödemeleri itirazi kayıtsız yıllarca aldıktan sonra bu davada kıdem zammının ve ücret artışlarının eksik verildiğini ön mesele olarak ileri sürmesi, iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı düşünülmektedir” görüşüne itibarla işçiyi hakkından mahrum edilecek şekilde hüküm kurulması da hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.