Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/11024 E. 2014/19223 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11024
KARAR NO : 2014/19223
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı temyizi bakımından;
HMK.’nun 433.maddesinde temyiz dilekçesinin, hükmü veren mahkeme aracılığıyla karşı tarafa tebliğ olunacağı, tebliğ tarihinin temyiz dilekçesinin dosyada kalan aslına işaret edileceği, karşı tarafın tebliğ tarihinden itibaren ongün içinde cevap dilekçesini hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebileceği, cevap verenin, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunabileceği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
434/1.fıkrasında; temyiz dilekçesinin hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece temyiz defterine kaydedileceği ve temyiz edene ücretsiz bir alındı kağıdı verileceği,
434/2.fıkrasında; temyiz isteği harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılacağı bildirilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması halinde ise kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene çıkarılacak muhtıra ile yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemenin kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği hükmü yer almaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.01.1985 gün ve 1984/5-1985/1 sayılı kararında öz itibariyle; “Harca tabi olmasına karşın harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçesi hakkında HUMK’nun 2494 sayılı Kanunla değişik 434/3.fıkrası hükmü benzetme yoluyla uygulanır. Bu durumda; temyiz isteği dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde, süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise; temyiz isteğini reddi gerekir” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, içtihadı birleştirme kararının uygulama alanına temyiz defterine kaydolunup ta harca tabi olduğu halde hiç harç alınmamış talepler girmektedir. Zira kaleme dilekçenin tevdi edildiği temyiz defterine kayıt olgusu ile kanıtlanmış olmaktadır.
Somut olaya gelince davalı vekilinin 05.12.2013 harç ve havale tarihli temyiz dilekçesi davacı vekiline 16/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilinin temyize karşı cevap dilekçesi 10 günlük süre içinde 18.12.2013 tarihinde mahkeme hakimi tarafından havale edilmiş ise de, temyiz defterine kayıt ve harcın yatırılması işlemi gerçekleşmemiştir.
Davacı vekili tarafından hakim havalesinin ardından temyize cevap dilekçesinin aynı tarihte yada yasal süre içinde mahkeme kalemine verildiğini ortaya koyan bir alındı belgesi, deftere kayıt işlemi bulunmamaktadır. Bu durumda davacının temyize cevapta karşı temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine karar verilmelidir.
2-Davalı temyizi bakımından dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığını, hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, bu dönem çalışması dikkate alınarak derece ve kademesinin tespitine, buna bağlı olarak fark ücret ile bazı fark alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm altına yıllık izin ücreti ile 6772 sayılı Yasa’dan kaynaklanan yasal ilave tediye alacaklarının TİS’den kaynaklanan alacaklar olmadığı gözardı edilerek bu iki alacağa yasal faiz yerine en yüksek banka işletme kredisi faizi işletilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının yıllık izin ve yasal ilave tediye fark alacaklarına ilişkin bentlerindeki “en yüksek banka işletme kredisi faizi ile” sözcüklerinin çıkarılarak yerlerine “yasal faizi ile” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, davalının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, davacının temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, davacı harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 21.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.