YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11047
KARAR NO : 2014/17720
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … ihbar olunan vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-İhbar olunan … A.Ş.’nin temyizi yönünden;
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir.
Somut olayda mahkemece davalı şirketin talebi üzerine dava … A.Ş.’ne ihbar olunmuş, … A.Ş. vekili 16.3.2012 tarihli dilekçesi ile davaya davalı yanında katılma talebinde bulunmuş ise de maktu başvuru harcı ile maktu nispi harcı yatırmamıştır. Başka bir deyişle davada taraf sıfatını kazanamamıştır. Mahkemece 4.6.2012 tarihli ara kararı ile bu şirketin katılma talebinin kabulüne karar verilmiş olması sonuca etkili değildir. … A.Ş. ihbar olunan konumunda bulunduğundan mahkemece de aleyhine bir hüküm kurulmadığından ihbar olunanın kararı temyiz hakkı yoktur.
İhbar olunan … A.Ş.’nin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmelidir.
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı, davalı … Şirketinin bir kısım işleri taşeronlara verdiğini, müvekkilinin taşıma işi taşeronu … Şirketinin işçisi olarak 25.4.2007-16.3.2009 tarihleri arası çalıştığını, iş akdine işverence son verildiğini yasal haklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … Tic. A.Ş vekili, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını bu sebeple husumet itirazları olduğunu, davacının hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadığını, davacının çalıştığı dönemde … Şirketinin işçisi olduğunu, davanın bu firmaya ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının talep ettiği alacaklardan bu firmanın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan … Şirketi vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı olmadığını, alacağı olan 2.604,87 TL’nin … Bankasında davacıya ait bulunan hesaba yatırıldığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, hafta tatillerinde, dini ve resmi bayramlarda çalışmadığını ve fazla mesai alacağının olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47’nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2’nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00’ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2’nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut olayda davacı ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığını iddia etmiş davalı vekili ise ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını söylemiştir. Duruşmada dinlenen davacı … davalı tanıklarının tümü dini bayramlarda çalışılmadığını, ancak milli bayramlarda çalışıldığını beyan etmişlerdir. Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek dini bayramlarda çalışılmadığı ancak diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı kabul edilip hesaplama yapılması gerekirken, tüm resmi tatiller için hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
4-Davada ihbar edilen … A.Ş. katılma talebinde bulunmuş, mahkemecede katılma talebinin kabulüne ilişkin ara kararı verilmiş ise de maktu başvuru harcı ile maktu nispi harcı yatırmadığından fer’i müdahil sıfatını kazanamadığı, ihbar olunan konumunda bulunduğu halde mahkemece karar başlığında ihbar olunan olarak gösterilmesi gerekirken fer’i müdahil olarak yazılmış olmasıda hatalı olmuştur.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan … Şirketinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı şirket ile ihbar olunan … Şirketine iadesine, 22.9.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.