Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/11160 E. 2014/16552 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11160
KARAR NO : 2014/16552
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle 9.Hukuk Dairesi’nin 21.03.2007 tarihli davalı bakanlık hakındaki kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğine dair bozma ilamının maddi hataya dayanmasına ve maddi hataya dayanan kararların usuli kazanılmış hak oluşturmayacağının anlaşılmasına göre davacının tüm, davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait hastanede alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı … hakkındaki kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin tamamen kabulüne, diğer davalı şirket hakkındaki ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı …’nın temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi’nin 21.03.2007 tarihli ilamı ile özetle, “….asıl işverenin alt işverene ait iş yerinde çalışan işçilerinin işçilik haklarından doğan sorumluluğunun alt işverenin sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, somut olayda alt işveren kıdem tazminatından sorumlu tutulmadığından ve bu yönde verilen karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden asıl işverenin kıdem tazminatından sorumlu tutulmasının hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davalılar hakkındaki kıdem tazminatı talebini reddetmiş, ihbar tazminatı bakımından kabul kararı vermiştir. Bu kararın davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine 9.Hukuk Dairesi 16.12.2008 tarihli ilamı ile “…Karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının 1.2.1999 tarihinde ihale alan muhtelif işverenler nezdinde çalışmaya başladığı 7.2.2003-9.9.2003 tarihleri arasında da Tuğralar-Kurmay ortaklığına bağlı olarak çalışmaya devam ettiği belirtilerek toplam 4 yıl,7 ay,.9 günlük çalışmasının olduğu açıklanmıştır.
Davalı Bakanlık çalışma süresine ilişkin delil sunmamıştır. 7.2.2003 tarihinden itibaren çalışmalarına davalı şirkete bağlı olarak çalıştığına ilişkin belgeler bulunmaktadır.
SSK hizmet cetvelinde 7.2.2003 tarihine kadar farklı işyeri sicil kayıtları bulunmakta olup,bu işyerlerinin davalılarla bağlantısı araştırılmamıştır.
Davacının, 7.2.2003 tarihinden önceki çalışmalarının hangi işverenlere bağlı olarak yapıldığı araştırılarak yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davalı işverenlere bağlı olarak geçirilen oplam çalışma süresinin bir yıldan fazla olduğunun tespiti halinde kıdem tazminatından asıl işveren ve son işverenle birlikte sorumlu olacaktır. Söz konusu tarihten önce hastane işyerinde çalışmasının bulunmadığı ve tüm çalışma süresinin hastane işyerinde davalı şirkete bağlı olarak geçirildiğinin anlaşılması halinde toplam çalışması süresi bir yıldan az olacağından kıdem tazminatı talebi reddedilmelidir. Bozma öncesi verilen kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek davalı Bakanlığın asıl işveren olarak çalıştırdığı döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağı hesaplanmalıdır.
İhbar tazminatı da belirlenecek çalışma süresine göre hesaplanmalıdır.” nedenleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bu bozma kararına da uymuş, davacının hizmet süresine ilişkin gerekli araştırmayı yapıp ek hesap raporu aldıktan sonra davalı … hakkındaki kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini tümden; davalı şirket hakkında ihbar tazminatı talebini kısmen kabul etmiş, davacının diğer taleplerini reddetmiştir.
Davalı …’nın 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesine göre harçtan muaf olduğu halde yargılama giderlerine katılarak harçtan sorumlu tutulması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“5-Davacı tarafça sarfedilen ve aşağıda dökümü yapılan toplam 589,80TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 312,60 TL’sının davacı üzerinde bırakılmasına, 277,20TL’sının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının yatırdığı 10,10 TL başvuru harcı ile 24,30TL harcın davalılardan …Ltd.Şti’nden alınarak davacıya ödenmesine,“ rakam ve sözcüklerininin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.