Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/11873 E. 2014/17142 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11873
KARAR NO : 2014/17142
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ve davacı vekilleri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmış, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 13.05.2013 tarihli ilamı ile özetle,”…Dava dilekçesi ile 04.10.2011 tarihli ihtarname birlikte değerlendirildiğinde, ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından işveren temerrüde düşürülmüş olup sayılan alacaklar bakımından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihleri esas alınarak faiz işletilmiş olması isabetsizdir. Taraflar arasında fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosya kapsamından davalı adi ortaklığın … – … Otoyolunun yapım işini üstlendiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse de yargılama aşamasında yapılan işin niteliği gereği yılın belli dönemlerinde özellikle kış aylarında çalışma yapılamadığını ileri sürmüştür. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda çalışmanın bütün yıla yayıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı tanıklarının ifadeleri söz konusu iddia hakkında bir kanıya varılmasını sağlayacak mahiyette değildir. Tüm bu tespitler karşısında; öncelikle davalı adi ortaklık ile idare arasında imzalanmış sözleşme, ihale belgeleri, idare tarafından düzenlenen idari-teknik şartnameler ve çalışma sürelerini gösteren diğer tüm belgeler yine yol yapım çalışması sırasında çalışma tarihleri ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile yapılmış olan yazışmalara dair belgeler getirtilerek, çalışma zamanlarını gösteren işveren belgeleri ile birlikte değerlendirmeye tabi tutulmalı gerekli görülmesi halinde Hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında tekrar tanık ifadelerine başvurulmalı ve çalışmanın benzer şekilde tüm yıla yayılıp yayılmadığı, mevsim şartlarına göre ara vermeler yaşanıp yaşanmadığı tespit edilerek sonuca göre fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma kararı doğrultusunda araştırma yapıp davacı tanıklarını dinledikten sonra ek hesap raporu almış ve davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı vekili, dava açmadan önce 04.10.2011 tarihinde dava konusu ettiği kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin ödenmesi için davalılara ve iş ortaklığına ayrı ayrı ihtarname göndermiştir. Bu ihtarname davalı … Şirketine 12.10.2011, … Şirketine 08.10.2011 ve iş ortaklığına ise 14.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hal böyle olunca dava konusu edilen fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından işveren temerrüde düşürülmüş olup sayılan alacaklar bakımından temerrüt tarihi olan 14.10.2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken hükmüne uyulan bozma kararı da bu yönde olduğu halde bu alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının yıllık izin, fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücret alacaklarına ilişkin bölümlerinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerlerine;
“3351,00 TL Brüt yıllık izin ücreti alacağına temerrüt tarihi olan 14.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,
14.767,00 TL Brüt fazla mesai ücretine temerrüt tarihi olan 14.10.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesine,
653,80 TL Brüt bayram ve genel tatil ücreti alacağına temerrüt tarihi olan 14.10.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesine, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının diğer bölümlerinin aynen muhafazasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.