Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/11893 E. 2014/17103 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11893
KARAR NO : 2014/17103
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici 2.maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi oluduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece “…Davacının devir öncesinde 01.04.2004 tarihi itibariyle belirli süreli sözleşme imzalanmak suretiyle ücretinin düşürüldüğü, bu hususun yasaya uygun düşmediği ve oluşan eksik ödemeler nedeniyle fark tutarlarının ödenmesi gerektiği BÇM tarafından tespit edilmiştir. Gerek BÇM tespiti gerekse dosyaya sunulan aynı mahiyetteki çok sayıda emsal davalara ilişkin Mahkeme kararları kapsamı doğrultusunda ; mevcut ibranamenin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı kanaatine varılarak davalı tarafın bu yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek davacının devir ile birlikte ücretinin düşürülmesinden kaynaklı oluşan fark ücret ve ikramiye alacağı taleplerinde haklılık bulunduğu kabul edilmiştir.” gerekçesi ile davacının fark ücret, ikramiye alacaklarının kabulüne ilişkin karar Dairemizin 11.09.2013 tarih ve 2013/7617 Esas 2013/14319 karar sayılı kararı ile “…Dosyada mevcut imzası inkar edilmeyen 16.05.2006 tarihli belgede davacının “1 Nisan 2004 tarihinden itibaren … Belediyesi’nin içinde bulunduğu ekonomik nedenlerden dolayı Belediye Başkanlığı ile anlaşarak kendi rızası ile 23,00 YTL yevmiye ile çalışmayı kabul ederek sürdürdüğü, ücretindeki bu düşüş nedeni ile geriye dönük ücret farkı talebinde bulunmadığı, bu talebinden feragat ederek … Belediyesini ibra ettiği,01.06.2006 tarihinden itibaren bugünkü günlük çalışma ücretine ek olarak brüt 3,00 YTL artışla çalışmaya devam etmek istediği, bu tarihten sonrası için de ücret farkı talebinden feragat ettiği ve … Belediyesini ibra ettiği” yazılıdır. Davacı, ücretlerin düşürülmesine ilişkin bu belgenin irade fesadı yaratacak şekilde baskı altında alındığını ileri sürmüş olup buna ilişkin her hangi bir delil toplanmamıştır. Mahkemece, ücretlerin düşürülmesine ilişkin belgenin iradenin fesada uğratılması sonucu baskı altında davacıya imzalatılıp imzatılmadığı araştırılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda “…davacının sendika üyesi olduğu, işyerinde uygulanan TİS hükümlerinden yararlandığı, Sendikalar Kanununa göre TİS ile berilnenen ücretten indirim yapılmasının mümkün olmadığı, Yüksek Mahkemenin kararlarının da bu yönde olduğu, ücretin indirilmesi yönünde işveren ile ilgili sendika araında imzalanmış bir protokol bulunmadığı, davacı tanıklarının ibranamenin ve sendikadan istifanın “işten çıkarılma tehditi ” ile alındığını açıkça ifade ettikleri, davalı tanıklarının beyanlarının da bu iddiayı doğruladığı, her ne kadar tarafların muavafakati ile ücretin düşürülmesi her zaman mümkün ise de somut olayda davacı sendikalı işçi olduğundan işverenin muhatabı işçi değil sendika olması gerektiği ayrıca tanık beyanlarına göre söz konusu belgeye dayalı olarak ücretin karşılıklı anlaşma ile düşürüldüğünü söylemenin mümkün olmadığı, İş Kanunu 22. Maddesinde çalışma koşullarında esaslı değişikliğin ancak durumun işçiye yazılı olarak bildirilmek suretiyle yapılacbileceği ücretin düşürüleceğinin işveren tarafından davacıya yazılı olarak bildirildiğini gösteren bir belge bulunmadığı, mevcut belgenin de müfettişin uyarısı üzerine sonradan düzenlendiğini bizzat davalı tanıkları beyan etmişse de özellikle TİS gereği taraf sendikası olmakla işçinin muafakatınin de önemsiz olduğu“ gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir.
Davalılara karşı aynı istemle açılan davalardaki bozma kararlarına karşı aynı gerekçe ile verilen direnme kararlarının 9.Hukuk Dairesi tarafından onanması, mahkeme gerekçesinin Dairemizin görüş ve uygulamalarına uygun olmasına göre Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı …’ye yükletilmesine, diğer davalı harçtan muaf olup harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.