Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/12154 E. 2014/20577 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12154
KARAR NO : 2014/20577
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine;
2-Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 23.02.2004 tarihinde çalışmaya başladığını ancak sigorta girişinin 30.05.2009 tarihinde yapıldığını ve işten kovulduğu 12.11.2012 tarihine kadar sürekli çalıştığını, bıçkıcı olarak en son aylık net ¨1.500,00 TL ücretle çalıştığını, yemek ve erzak sosyal haklarından faydalandığını, haftanın 5 günü 08.00-19.30 ve Cumartesi günü de 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bütün resmi ve milli bayramlarda çalıştığını beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının, müvekkiline ait işyerinde 30.05.2009 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ve 22.10.2012 tarihinden itibaren mazeretsiz devamsızlıkları nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, asgari ücretle çalıştığını, işyerinde çalışma saatlerinin günde 1 saat öğle yemeği molası ve 2 sefer 15 dakikalık molası da dâhil olmak üzere hafta içi 08.00-17.00 ve Cumartesi güne de 08.00-12.30 saatleri arası olup fazla çalışma söz konusu olmadığını, davacının resmi ve dini bayramlarda çalışmasının olmadığını, yıllık izin alacağının da bulunmadığını ve ayrıca zaman aşımı def’inde bulunduklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin hangi tarafça, hangi tarihte bozulduğu ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin 12/11/2012 tarihinde işverence haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise; 27/11/2012 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesinin 12/11/2012 tarihi itibarı ile davacının devamsızlığı nedeni ile haklı nedenle fesh edildiğini savunmuştur. Dosya içeriğinden davacının 30-31/10/2012-01-02/11/2012 tarihlerinde işyerine gelmediğine dair tutanak tutulmuş 05/11/2012 tarihinde işveren noterden göndermiş olduğu ihtarname ile davacının devamsızlığının haklı bir mazerete dayanıp dayanmadığına ilişkin savunmasını istemiştir. Davacı 09/11/2012 tarihinde yapmış olduğu savunmada “fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, işverene güvenmediğini bu nedenle işe devam etmeyeceğini “ açıkça bildirmiştir. Gerçekten mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği ortaya çıkmıştır. Bu durumda davacının işyerine gitmemek sureti ile fiilen iş sözleşmesini haklı sebeple fesh ettiği kabul edilmelidir.
Haklı olsa dahi, fesheden ihbar tazminatına hak kazanamayacağından davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü doğru ise de; ihbar tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.