Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/12638 E. 2014/20251 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12638
KARAR NO : 2014/20251
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 6 aylık kıdem koşulunun gerçekleşmediğini, davacının iş akdinin şirkete göndermiş olduğu ihtarname içeriğindeki haksız ve gerçek dışı iddia ve ithamlar nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ön koşullarının oluştuğu ve davacının çalıştığı dönemde kendisine fazla satış yapması yönünde baskı yapıldığı, çalışmasında herhangi bir sorun olmadığı, her ne kadar dosyaya istifa dilekçesi sunulmuş olsa da istifanın makul ve geçerli sebebinin dosyaya yansımadığı gerekçeleriyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir.
İşçinin 6 aylık kıdem hesabına deneme ve askıda kalan süreler de dahil edilir. Başka bir anlatımla bu hesapta fiili çalışma süreleri mutlak olarak aranmaz. Aynı Kanunun 66’ncı maddesinde belirtilen çalışma süresinden sayılan haller altı aylık kıdemin sayılmasında dikkate alınacaktır. İşçinin feshe karşı koruyan hükümlerden yararlanabilmesi için, altı aylık kıdem süresini aynı işveren nezdinde iş sözleşmesine dayanan iş ilişkisi içerisinde geçirmiş olması zorunludur.
Altı aylık süre zarfında iş sözleşmesinin feshinde 18’nci maddede düzenlenen geçerli sebepler aranmaz. Süreli fesih yoluyla iş sözleşmesinin feshi mümkündür. Ancak, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını engellemek amacıyla, işverenin iş sözleşmesini altı aylık sürenin bitimine bir kaç gün kala feshetmesi, dürüstlük kuralına aykırılıktan dolayı geçersiz kılınabilir.
Kanunda kıdemin esas alındığı haklarda, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izinlerde kıdem başlangıcı için, iş sözleşmesinin yapıldığı tarih değil; işçinin eylemli olarak işe başladığı tarih gözönünde tutulduğu için iş güvencesine ilişkin kıdemin başlangıcında da işe başlama tarihinin dikkate alınması uygun olacaktır. İşverenin işi kabulde temerrüde düşmesi veya işçinin hastalanması, kıdem süresinin başlangıcını engellemez, kıdem işlemeye başlar. Ancak, işçi, kusuruyla işe geç başlarsa, fiilen işe başladığı tarih, altı aylık sürenin başlangıcı olarak kabul edilmelidir.
Kanun altı aylık kıdemi olan işçilerin iş güvencesinden yararlanacaklarını öngördüğüne göre, bu sürenin fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte doldurulmuş olması şarttır. Sürenin bildirim önelleri sonunda dolacak olması, güvenceden yararlanabilmek için yeterli değildir.
Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin ne zaman kurulduğu, davacının fiilen ne zaman başladığı, buna göre davacının işyerinde 6 aylık kıdeminin olup olmadığı ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davalı şirket işe başvuran adayları 05-26.02.2012 tarihleri arası …Otelde Konaklamalı toplantı organizasyonu ile eğitim seminerine götürmüş ve 80 kişiden 57’si eğitim semineri sonucunda başarılı olmuş ve davalı şirket ile 01.03.2012 tarihinde sözleşme yapmışlardır. Sınavda başarılı olamayan 23 kişi ise elenmiştir. Davacı 05.02.2012-15.08.2012 tarihleri arası davalı işverinde çalıştığını belirterek dava açmış olmasına rağmen, davacının işyeri şahsi dosyasında davacıyla 01.03.2012 tarihinde iş sözleşmesi ve eklerinin imzalanıp bu tarihte kendisine araç teslimi yapıldığı ve SGK işe giriş bildirgesinin de 01.03.2012 tarihli olduğu tespit edilmiştir. Bu halde davacının işyerindeki kıdemi 01.03.2012-15.08.2012 tarihleri arası olmak üzere 5 ay 14 gündür. 05-26.02.2012 tarihleri arası yapılan ve sınavı kazanamayanların elendiği eğitim semineri aşaması her ne kadar sözleşme öncesi işçi seçimi için yapılmış olsa da hizmet ilişkisi olarak değerlendirilemez. Tüm bu maddi olgulara göre davacının davalı işyerinde 01.03.2012 tarihinden 15.08.2012 tarihine kadar çalışması vardır. Bu tarihler arasında işyerinde 6 aylık kıdemi yoktur. Davacı 6 aylık kıdem koşuluna sahip olmadığından iş güvencesi hükümlerinden yararlanmaz. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin yatırılan 21.15 TL harcın tenzili ile bakiye 4.05 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 92.50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.