YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12777
KARAR NO : 2014/21259
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
Mahkemesi : Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 21/04/2014
Numarası : 2011/207-2014/345
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 01.05.1999-15.02.2011 tarihleri arasında kaynakçı olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının sezonluk çalıştığını, tüm alacaklarının ödendiğini ve başka bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının davasını usulüne uygun şekilde ıslah edip etmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı ıslah harcı yatırmaksızın 03.06.2013 havale tarihli dilekçe ile davasını ıslah ettiğini bildirmiş, bunun üzerine mahkemece davacıya 10.09.2013 tarihli duruşmada ıslah harcını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı verilen sürede ıslah harcı yatırmadığı gibi bir sonraki duruşmada davasını takip etmeyerek dosyanın işlemden kaldırılmasına sebep olmuş, daha sonra davasını yenilemiş, yenileme sonrası ilk duruşma olan 28.01.2014 tarihli duruşmada ıslah harcını yatırması için yine 2 haftalık kesin süre verilmiş ve aynı tarihte davacı ıslah harcını yatırmıştır. 6100 sayılı HMK.’nun 181. maddeye göre davasını kısmen ıslah eden tarafa ıslah ettiği usul işlemini yapması için 1 haftalık süre verilir ve bu sürede ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Davacı ıslah dilekçesini vermiş olmasına rağmen, geçerli bir ıslahtan bahsedebilmek için gerekli olan ıslah harcını yukarıda bahsedilen kanun maddesinde belirtilen sürede yatırmamış olmakla, ortada geçerli olarak yapılmış bir ıslah işlemi bulunduğundan bahsedilemez. Mahkemece bu husus gözetilmeden, ıslah işlemi hiç yapılmamış gibi karar vermek gerekirken davacının yapmış olduğu ıslahın geçerli olduğunun kabulü ile hüküm kurulmuş olması isabetli olmayıp ayrı bir bozma nedenidir.
3-Kabule göre de; Mahkemece dava konusu ihbar tazminatı alacağı hakkında hüküm kurulurken faiz yönünden dava ve ıslah tarihi ayrımı yapılmaksızın, ıslah dilekçesi ile talep edilen tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması da doğru olmamıştır.
4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davacı ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve kıdem tazminatı alacağı yönünden 16.965,50 TL talep etmiştir. Buna rağmen mahkemece davacının talebi aşılacak şekilde 19.956,50 TL kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin 6100 sayılı HMK.’nun 26. maddesine aykırı şekilde talep aşımı yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş olması yanlış olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.