Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/13145 E. 2014/18867 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13145
KARAR NO : 2014/18867
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Karteks vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından sendikal nedenle feshedildiğini iddia eden davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan Karteks husumet itirazında bulunmuş olup ayrıca davalılar ortak beyanlarında davacının amirine saygısızca hareket ederek savunma istenmesi üzerine işten ayrıldığını bir daha işe gelmemesi üzerine devamsızlık tutanakları tutularak haklı nedenle davacının iş akdine son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanıklarının iddiayı teyid eder nitelikte olduğu, işyerinde işten çıkartılan işçilerin sendika üyesi oldukları, bu hususun tanık beyanları ile sendikadan gelen yazı cevapları ile teyid edildiği, davacının sendika üyesi olduğu ,feshe konu tutanak içeriklerinin özellikle davalı tanık beyanları dikkate alındığında soyut, çelişkili olduğu, tutanakların düzenlenme şeklinin tanık beyanları dikkate alındığında usule uygun olmadığı, feshin sendikal nedene dayandığı ve haksız olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve sendikal tazminata hükmedilmiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Mahkemece yargılama sonucunda feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmişse de, tanık beyanlarında iş akdinin sendikal nedenle sona erdiği belirtilen ve davacıyla aynı hafta içerisinde işten çıkartılan işçiler Şener Akyol, Musa Gökçe İlhami Bulut’un açtıkları işe iade ve sendikal tazminat talepli davalarda, işe iadelerine dair hüküm kurulmuş ve feshin sendikal nedene dayandığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Söz konusu Mahkeme kararları Dairemizin 2014/7381-13058 E/K sayılı 11.06.2014 günlü ve 2014/9299-14291 E/K ve2014/9300-14292 E/K sayılı 24.06.2014 günlü ilamları ile onanarak kesinleşmiştir. Davacının sendika üyesi olması dışında sendikal nedenle fesih iddiasına yönelik başkaca bir delil dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının asıl işveren Karteks Tekstil işyerine iadesi davacının yaptığı ihzarat işinin davalı Karteks firmasının asıl işi olduğu, asıl işin bölünerek başka işverenlere verilmesinin 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6,7. maddelerine aykırı olduğu gözönünde bulundurulduğunda isabetli ise de, davacı tarafça ispatlanamadığı halde sendikal tazminata karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İlişkiler Kanunu kapsamındaki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının 01.11.2005-20.04.2013 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığı ve kıdeminin 5-15 yıl aralığında olduğu nazara alındığında işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının asıl işveren …ic. A.Ş. İşyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin alınan 24.30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davalılardan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 192.35 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.10.2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.