YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13389
KARAR NO : 2015/1498
KARAR TARİHİ : 12.02.2015
Mahkemesi : Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 07/05/2014
Numarası : 2012/112-2014/380
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, 27.04.2006 tarihinde davalı işyerinde …….. ve …….. saha yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 4857 sayılı Yasa’nın 17/d maddesi hükmüne göre 13.09.2011 tarihinde fesih edildiğini, ibranamede belirtilen tüm alacaklarının banka hesabına peşin ve nakden yatırılacağı yerde bu güne kadar parçalar halinde yatırıldığını, halen ödenmeyen alacakları olduğunu, fazla çalışma, genel tatil ve prim alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil alacaklarının zamanaşımına uğradığını, Temmuz-Ağustos-Eylül/2011 aylarına ait 843,75 TL prim alacağının sehven fazla yatırıldığını, fazladan ödenen bedelin iadesini veya herhangi bir alacağa hükmedilmesi halinde bundan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya kıdem tazminatının tamamının ödendiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmadığını, davacının fazla mesai yaptığı kabul edilse dahi davacıya ödenen primlerin fazla mesai talebini fazlasıyla karşıladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davacının hesabına davalı şirket tarafından 08.12.2011 tarihinde prim ödemesi açıklamasıyla üç adet 843,75 TL’lik ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacıya iş akdinin feshinden sonra yapılan prim ödemelerinden davalının temyiz dilekçesinde belirttiği 1.607,34 TL’nın hüküm altına alınan prim alacağından mahsup edilmesi gerekirken bu işlem yapılmadan fazla miktarda prim alacağına hükmedilmiş olması hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 12/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.