YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13627
KARAR NO : 2014/17832
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü :Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
A-Maddi hata talebi bakımından;
Davalı vekili Daire kararının maddi hataya dayandığını ileri sürürek maddi hatanın giderilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin bahsi geçen maddi hata talebi üzerine dilekçe ve ekleriyle birlikte dosyayı incelenmek üzere Dairemize göndermesi gerekir. İlk derece mahkemesinin talebin reddi ya da kabulü şeklinde karar vermesi mümkün değildir. Bu nedenle maddi hatanın düzeltilmesi talebinin reddine dair mahkeme ara kararı bozulup kaldırılmalı, dilekçe ve ekleri incelenmelidir. Bu nedenle mahkemenin davalı vekilinin maddi hata talebini reddeden ara kararının kaldırılarak talebin esasının incelenmesine geçildi.
Davacı … adına vekili Av. … ile davalı … Ltd.Şti. adına vekili Av. … aralarındaki dava hakkında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden (İş Mahkemesi Sıfatı ile) verilen 08.11.2012 günlü ve 2010/743 Esas 2012/874 Karar sayılı karar, Dairenin 30.05.2013 gün ve 2013/3391 Esas 2013/10123 Karar sayılı kararı ile davalı temyizi üzerine sair temyiz nedenlerinin reddi ile ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi ve ıslah ile arttırılan alacak kesimlerine faiz işletilmemesi gerektiği gerekçeleri ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Davalı vekilince kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda maddi hata saptanamadığı gibi, maddi hataya dayandığı ileri sürülen hususun hukuki takdire ilişkin olduğu, özellikle davalının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı savunmasında bulunduğunun anlaşılmasına göre ayrıca İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi gereğince iş mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği de dikkate alınarak davalı vekilinin maddi hata talebinin REDDİNE,
B-Davalının 16.4.2014 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle davalı şirketin ünvanının “… Ltd. Şti.” olmasına rağmen karar başlığında “…” olarak yazılması yanlış ise de bu maddi hatanın mahkemece her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2013 tarihli ilamı ile özetle,”…Somut olayda, davalı taraf süresi geçtikten sonra verdiği 14.1.2011 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı tarafın zamanaşımı def’inin cevap dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeniyle süresinde olmadığı itirazı üzerine davalı tarafça cevap dilekçesi ıslah edilerek zamanaşımı def’inde bulunulmuş bu dilekçeye de davacı tarafından itiraz edilmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının zamanaşımı savunmasının süresinde olmadığı belirtilerek dikkate alınmaması doğrudur. Ancak davacının verdiği 16.3.2012 tarihli ıslah dilekçesine karşı davalı 5.4.2012 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunmuş ve 12.4.2012 tarihli duruşmada mahkemece ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiğinden söz edilmiş ise de tebligat belgesine dosya içinde rastlanmadığından davalının ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunup bulunulmadığı belirlenememiştir. Yapılacak iş davalı tarafa ıslah dilekçesinin hangi tarihde tebliğ edildiğini belirlemek, süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunduğunun anlaşılması halinde hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram- genel tatil alacakları yönünden bilirkişiden ek rapor almak, süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmadığının anlaşılması halinde ise davacı tarafa muvafakat edip etmediğini sorarak çıkacak sonuca işlem yapmaktır. Davacı vekilinin 16/03/2012 harç tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunulmuş ise de ıslah edilen alacaklar için ıslah dilekçesinde faiz talep edilmemiştir. Mahkemece ıslah edilen alacaklar için faize hükmedilmesi hatalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının süresinde olması nedeni ile ek hesap raporu almış ve davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemenin hükmüne uyduğu bozma kararına göre kıdem tazminatının ıslah ile arttırılan kısmına ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığından faiz işletilmemesi gerekirken faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin davalının maddi hata talebinin reddine ilişkin ara kararının ortadan kaldırılmasına, davalının maddi hata talebinin reddine, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“1-)11.334,49 TL net kıdem tazminatının 4000,00 TL’sının aktin fesih tarihi olan 07/05/2009 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, bakiyesinin faizsiz olarak,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.