Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/13747 E. 2014/19245 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13747
KARAR NO : 2014/19245
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı ve davalı ile ihbar olunan temyizi üzerine davacı temyizi bakımından, Dairemizin 23.12.2013 tarihli ilamı ile özetle, “…Davacı ıslah dilekçesi ile fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarında arttırım talebinde bulunmadığına göre davalının ıslah dilekçesine karşı yaptığı zamanaşımı savunması bu alacaklar yönünden süresinden sonradır.Bu itibarla, Mahkemece, bilirkişinin belirlemiş olduğu 8.722.93 TL fazla mesai ve 933.16 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılarak çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ıslah dilekçesinde arttırım talebinde bulunulmadığı halde arttırdığı kabul edilen rakamlar zamanaşımına uğramış gibi ek raporda belirtilen 5.384,20 TL fazla mesai 560,21 TL genel tatil ücreti üzerinden takdiri indirimle eksik fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozmanın gereğini yerine getirmiş ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalının temyiz itirazlarının reddi nedeni ile dava konusu edilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin, hafta tatili ücretlerine ilişkin hüküm bölümleri kesinleşmiş olup bu alacaklar hakkında tekrar karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması yerinde ise de, kesinleşen bu alacakların miktarı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerini de kapsayacak şekilde tespit hükmü kurulması infazda tereddütleri önlemek bakımından gerekli olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan davalı … 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesine göre harçtan muaf olduğu halde harçla sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının, 1,2,3 numaralı bendininin tümü ile hükümden çıkarılarak yerlerine;
“1-a)5.681,41 TL kıdem tazminatının aktin fesih tarihi olan 14/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)940,48 TL ihbar tazminatının 600,00 TL’sine dava tarihi olan 13/05/2011 tarihinden itibaren, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 25/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)2.090,79 TL izin ücreti alacağının 100,00 TL’sine dava tarihi olan 13/05/2011 tarihinden itibaren, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 25/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)hafta tatili ücret talebinin reddine,”ilişkin mahkeme kararı bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına”;
“2-Davalı harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına, davacının yatırdığı peşin ve ıslah harçları toplamı olan 326,85 TL’sının talep halinde davacıya iadesine,”;
“3-Davacı tarafça yapılan toplam 294,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı ve davalı lehine oluşan kazanılmış hak dikkate alınarak 210,05 TL’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 21.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.