Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/14023 E. 2014/20601 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14023
KARAR NO : 2014/20601
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, re’sen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut olayda, davacı işçi tarafından 8 Kasım 2013 tarihli mail ile, ” Değerli meslektaşlarım, 15.11.2013 tarihi itibariyle … Şirketler Grubu ile yollarımızı ayırıyoruz. Bu tarihten sonra iş arıyor olacağım, özgeçmişimi ekte bulabilirsiniz. İhtiyaç halinde değerlendirilmek üzere….” şeklinde beyanda bulunduğu; yine davacı vekili tarafından cevap dilekçesine karşı verilen yazılı beyanlarda da, ” …bağlı olduğu… ve … isimli yöneticiler tarafından çok önceden 07.11.2013 tarihinde Yönetim Kurulu odasına çağrılarak 15.11.2013 tarihi itibariyle işten çıkarılacağı sözlü olarak bildirilmiştir. Müvekkil hemen ayrılmak istediğinde 15 Kasım’a kadar yardım edip maaş ödemelerini gerçekleştirmesini ve iş devri yapmasını istemişlerdir…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca davacı işçinin, iş sözleşmesinin feshedileceğini, 07.11.2013 tarihi itibariyle öğrendiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacıya ayrıca 15.11.2013 tarihinde fesih bildirimi yapılması önemli olmayıp iş sözleşmesinin sonlandırılacağını öğrendiği tarihten itibaren 1 aylık yasal süre içinde davanın açılması gerekmektedir.
Dava, 16.12.2013 tarihinde açılmıştır.
Bu delil durumu ve özellikle de davacının kabulünde olduğu üzere iş sözleşmesinin feshinin sözlü olarak 07.11.2013 tarihinde yapılması karşısında 07.12.2013 tarihine kadar davanın açılması gerekir iken yasal süre aşılarak 16.12.2013 tarihinde açıldığından, davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 25,20 TL harçtan, peşin yatırılan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 55,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 11/11/2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.