YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14488
KARAR NO : 2014/18311
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 3.7.2014 tarihli ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece, davacının, mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürelerin kıdeme esas hizmetine sayılmak suretiyle, olması gereken derece ve kademesinin tespiti ve kıdem tazminatı farkının ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle 3.7.2014 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş; red kararı ve 25.6.2014 tarihli mahkeme kararı süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen hükmün, tespit hükmü içermesi nedeniyle, miktar itibariyle kesin hüküm olması usul ve yasa gereği mümkün değildir. Tespit kararları, birlikte talep edilen alacak miktarına bakılmaksızın, temyize tabi olduğundan, temyiz isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla; mahkemenin, “kararın temyiz edilmemiş sayılmasına” ilişkin 3.7.2014 tarihli ek kararı bozulup ortadan kaldırılmalı, davalının 2013/344 esas -2014/313 karar sayılı ve 25.6.2014 tarihli karara yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. Maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademelerinin tespiti ile yeni derece ve kademeleri dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ve vardiya zammı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebini yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak 8 yıl 4 ay 24 gün çalışmasının bulunduğunu, bu çalışmaya karşılık olarak her iki yılda bir derece ve her yıl bir kademe alacağını, ayrıca 3.dönem TİS’in 98. Maddesine göre mevsimlik işçilerde “iş sözleşmesi devam etmekle beraber işinden ayrı kalan işçinin kademe ilerlemesi yapabilmesi için yukarıdaki şartlara ilaveten, o yıl içinde tatiller dahil, bulunduğu kademe terfi tarihinden geriye doğru toplam 90 gün çalışması gerekir” hükmü gereği davacının eklenmesi gereken derece ve kademesinin 4 / 9 olduğunu, 2004 yılında emekli olurken bulunduğu mevcut derecesinin: 3/4, olması karşısında emeklilik tarihinde olması gereken derece ve kademesinin 8/13 olarak tespiti gerektiği belirtilerek fark kıdem tazminatı hesabı yapılmıştır. Ancak bu hesaplama tarzı hatalıdır.
Davacının 8 yıl 4 ay 24 gün çalışmasına karşılık olarak davacıya 4 derece 9 kademe verilerek davacının emekli olurken 7/13 derece/kademede olması gerekirken bilirkişinin hatalı raporun esas alınarak 8/13 D/K üzerinden tespit hükmü kurulması, her ne kadar kıdem tazminatı alacağının tavan üzerinden hesap edildiği için bu davada sonuca etkili değilse de, ileride açılabilecek bir işçilik alacağı davasında hak ettiğinden fazla alacak hesabına sebep olacağından isabetsiz olup kararın bozulması gerekmektedir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 3.7.2014 tarihli ek kararı bozulup ortadan kaldırılmasına, temyiz olunan 25.6.2014 tarihli kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 29.9.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.