Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/14994 E. 2014/19564 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14994
KARAR NO : 2014/19564
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 22/07/2014 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … Fabrikaları A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı işyerinde forklift operatörü olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin, işin süresinin bitimi nedeniyle davalı taşeron şirket tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece 22.7.2014 tarihli son duruşmada, bilirkişi raporunda belirlenen rakamlar üzerinden davanın kabulü ile;
“1-) 10.943,00 TL brüt kıdem tazminatının 01/08/2013 akdin feshi tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle,
2-) Toplam 2.725,00 TL brüt ihbar tazminatının 2.100,00 TL’sinin 16/08/2013 dava tarihinden ve 625,00 TL’sinin 28/05/2014 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle,
3-) Toplam 2.350,00 TL brüt ücret alacağının 1.600,00 TL’sinin 16/08/2013 dava tarihinden ve 750,00 TL’sinin 28/05/2014 ıslah tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle,
4-) Toplam 59,00 TL brüt fazla mesai ücretinin 50,00 TL’sinin 16/08/2013 dava tarihinden ve 9,00 TL’sinin 28/05/2014 ıslah tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
Ancak 24.7.2014 tarihinde yazılan gerekçeli kararda ise, Davanın kabulü ile,
1-) 9.241,00 TL brüt kıdem tazminatının 01/08/2013 akdin feshi tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle,
2-) Toplam 2.438,00 TL brüt ihbar tazminatının 2.000,00 TL’sinin 16/08/2013 dava tarihinden ve 438,00 TL’sinin 28/05/2014 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle,
3-) Toplam 2.042,00 TL brüt ücret alacağının 1.600,00 TL’sinin 16/08/2013 dava tarihinden ve 442,00 TL’sinin 28/05/2014 ıslah tarihinden itibaren bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline” karar vermiştir.
Davacı vekilinin hatayı fark ederek verdiği 8.8.2014 tarihli tashih talebi üzerine mahkemece, yapılan işlemin maddi hatadan kaynaklandığı ve HMK 304 maddesi hükmü gereği maddi hataların her zaman düzeltilebileceği gerekçesiyle 8.8.2014 tarihli ek kararla kısa karara uygun olarak gerekçeli kararı düzeltmiştir.
Verilen 22.07.2014 tarihli karar, davalı tarafça süresi içinde temyiz edilmiştir.
Hükmün tavzihini düzenleyen HMK’nun 305. maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması, yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, hükmün tashihini düzenleyen HMK’nun 304.maddesinde ise hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği bildirilmiştir. Aynı Yasanın 294-298.maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz.
Hükümlerin tashihi veya tavzihi bu kuralın dışında değildir.
Yerel mahkemece hüküm fıkrasının tamamının yeniden yazılmasına ilişkin tavzih kararı hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup tavzih niteliğinde olmayıp yok hükmünde olduğundan mahkemenin 08.08.2014 tarihli tavzih kararı bozularak ortadan kaldırılmalıdır.
2-Davalı vekilinin 22.07.2014 tarihli asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, 6100 sayılı HMK’nun 298/2.maddesi gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 22.7.2014 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı … Fabrikaları A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 08.08.2014 tarihli tavzih kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 22.07.2014 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … Oto.Fab.A.Şnın öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalı ….ne iadesine, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi