YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15247
KARAR NO : 2014/21142
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2012/21-2014/190
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan … … …. …. … ve Tic. AŞ. vekili tarafından temyiz edilip incelemenin Yargıtayca duruşmalı olarak yapılması davalı ……San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.L E. tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.11.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı …… Tic.A.Ş. vekili Av.L. E. geldi. Davacı ve diğer davalı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının çalışma süresi uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalılar tarafından işletilen otelde 07.11.2004 tarihinden itibaren aralıksız çalıştığını ancak sigorta kayıtlarında sürekli olarak davalı işveren tarafından 3-5-10 gün çalışmış gibi gösterilmek suretiyle eksik bildirimde bulunulduğunu, müfettiş raporlarında davalı işverenin sürekli çalışanların sigorta bildirimlerini eksik yaptıklarının tespit edildiğini belirterek bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı ise davacının 15.12.2004 tarihinde işe girdiğini, işyeri olan otelin 2009 yılında çalışmaya başladığını, 2009 yılından önce inşaat aşamasında olduğunu, 2009 yılında 2 ay kadar, 2010 yılında 5 ay kadar çalışmış olup otelin 2010 yılında kapandığını ve halen çalışmamakta olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen hizmet süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama uyarınca karar verilmiştir,
Davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davalı şirketler bünyesinde bazı dönemler eksik bildirimler bulunduğu, özellikle 2008 ve sonrasında bu eksik bildirimlerin 100 gün ve üstünde olduğu, buna karşılık dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacının kesintisiz ve ara vermeksizin çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ise cevap dilekçesinde eksik bildirilen süre ile ilgili olarak beyanda bulunmamış ve tanık dinletmemiştir.
Yine davalı şirketler aleyhine açılan bir kısım davalarda işçinin kesintisiz çalıştığının kabulü ile yapılan hesaplamaların hükme esas alındığı görülmüş, bu kararların temyizi üzerine de Dairemizce onandığı anlaşılmıştır. ( Bknz. Yargıtay 7 HD; 12.11.2013 tarih ve 2013/17854 E-2013/18989 K sayılı ilamı)
Dolayısıyla gerek davacıya ait hizmet döküm cetveli, gerek davalı işyerinde bir başka işçinin yaptığı müracaat üzerine iş müfettişince davalı işyerinde eksik prim ödemesi yapıldığının tespiti, tanık beyanları ve davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıp kısmi çalışma, çağrı üzerine çalışma gibi çalışma şekilleri ile çalıştığının da davalı işverence ispatlanamadığı görülmekle 07.11.2004 tarihinden fesih tarihine kadar kesintisiz çalıştığının kabulü ile hizmet süresinin belirlenip alacakların hesaplanması gerekmektedir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın belirlenen hizmet süresi üzerinden alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında hesaplamaya esas alınan ücret çekişme konusudur.
Davacı, aylık net 840,00 TL ücret aldığını iddia ederken davalı aylık net 766,49 TL ücret aldığını savunmuştur. Bilirkişi bildirilen emsal ücreti esas alarak (Ticaret Odası tarafından asgari ücret alabileceği bildirilmiştir) aylık brüt 886,50 TL ücret aldığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Davacının aylık net 766,49 TL ücret aldığının davalı kabul etmiş olduğundan hesaplamaların kabul edilen bu ücret esas alınarak yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması bozmayı gerektirmiştir.
4-Taraflar arasında yıllık izin alacağı uyuşmazlık konusudur.
Davalı işveren tarafından sunulan yıllık izin defteri incelendiğinde izin başlangıç ve izin bitiş tarihleri işlenmiş ve davacı imzasının alınmış olduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca hesaplama yapılırken söz konusu imza ile tasdik edilmiş tarih aralıklarının belirlenip yıllık izin süresinden mahsup edilerek varsa bakiye izin alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekmektedir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış olması da isabetsiz olmuştur.
5-Taraflar arasında fazla çalışma alacağı uyuşmazlık konusudur.
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve davacı ile aynı işi yaptığı anlaşılan işçi tarafından açılan işçilik alacakları davasında fazla çalışma alacağı haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile günlük 10 saat çalıştığı ve böylece haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta sonu çalıştığı, 2011 yılına kadar genel tatil günlerinde normal mesai yaptığı, 2011 yılından itibaren resmi tatillerde çalışmadığı, 2011 yılı için dini bayramlarda çalışıp bunların karşılığı izin kullandığı değerlendirildiği belirtilerek hesaplanmış olup bu hesaplama Dairemizce uygun görülerek bozma nedeni yapılmamıştır. ( Bknz.Yargıtay 7 HD;18.11.2014 tarih ve 2014/9643 E-2014/21141 K sayılı ilamı)
Bu dosyada ise bilirkişi tanık beyanlarına göre haftanın 7 günü ( 1 gün hafta tatili olarak değerlendirilmiş olup fazla çalışma hesaplanırken haftanın 6 günü üzerinden değerlendirilmiştir) 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 10,5 saat haftanın 6 günü ise 63 saat çalışıp 18 saat fazla çalışma yaptığı çalıştığını belirleyip haftalık 18 saat fazla çalışma süresi tespit ettiği anlaşılmıştır. Genel tatil ve hafta tatilleri ise yukarıdaki dosyadan farklı olarak tüm genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalışmış şekilde hesaplama yapılmıştır.
Ayrıca ilk rapor ve ek rapor denetime imkan verecek nitelikte olmadığı gibi ıslaha karşı zamanaşımı def’i de hatalı değerlendirilmiştir. Buna göre ıslah tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşamı süresi belirlenip hesaplama yapılmalı, bulunan miktara dava dilekçesindeki miktar eklenmelidir.
Mahkemece fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları yönünden yukarıda tespit edilen hususlar yönünden mahkemece eksik inceleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla öncelikle denetime imkan verecek bir rapor alınarak aynı gün Dairemiz tarafından bozma nedeni yapılan yukarıda belirtilen dosyaki mevcut hesaplamalar esas alınarak belirlenmeli ve ıslaha karşı zamanaşımı savunmasıda doğru değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı Talip Kahraman Taah.San.ve Tic. AŞ.’ne iadesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.