YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15412
KARAR NO : 2014/21980
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Artı … Danışmanlık Organizasyon Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının diğer davalı Artı Şirketinin işçisi olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini; diğer davalı Artı Şirketi ise davacının hizmet sözleşmesinin geçerli nedenle sona erdiğini ve davacıya haklarının ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının asıl işverenin davalılardan Artı Sağlık şirketi olduğu iki davalı şirket arasında muvazaanın varlığının ıspatlanamadığı, davalı Artı Sağlık Şirketinin işten çıkarmanın haklılığını, geçerliliğini ve iş akdinin feshinin son çare olması prensibine uygun davrandığını ıspatlayamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının Artı Sağlık Şirketine işe iadesine ve Vodafone şirketi hakkındaki davanın husumetten reddine ve Vodafone Şirketi yararına avukatlık ücreti verilmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre, “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.”
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması ve muvazaa bulunmaması halinde ise, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu, davacının gönderdiği 06.12.2012 tarihli e-mail sonrası davacıya 31.12.2012 tarihinde ihtar verildiği aynı olayın fesih konusu yapılamayacağı ve işverence fesih bildiriminde ve davaya cevap dilekçesinde belirtilen soyut fesih gerekçelerinin ise ispat edilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak davalı … Şirketi asıl işveren olması nedeniyle davacının alt işverene işe iadesi sonucu feshin geçersizliğine bağlı sonuçlardan sorumludur. Mahkemece Vodafone Şirketi hakkında davanın reddine ve yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle davalı Artı Sağlık Şirketinin temyiz itirazları yerindedir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca hüküm bozularak ortadan kaldırılmasına Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı Artı … Dan. Org. Ltd. Şti.’ne İŞE İADESİNE;
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydı ile ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemide dikkate alınarak 4 aylık ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 25.20 TL peşin harçtan alınan 24.30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE;
6.Davacının yapmış olduğu 156.60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500.00 TL Avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Artı … Dan. Org. Ltd. Şti.’ne iadesine, 03.12.2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.