Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/15540 E. 2014/21889 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15540
KARAR NO : 2014/21889
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

Mahkemesi : İstanbul 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2013/489-2014/321

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde işçi olarak çalşırken fazla mesai yaptığını,kendisine kıdem tazminatı ödendiğini ancak ihbar tazminatı, ikramiye, yıllık izin ücretinin ödenmediğini iddia ederek fazla mesai ücreti ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2013 günlü ilamı ile özetle, “2-…Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek haftada 3 gün 3 saatten ve ayda 1 cumartesi 8 saatten haftaya tekabül eden 2 saat fazla mesai ile haftada 11 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Dosya arasına sunulan ücret bordrolarında davacıya fazla mesai, ödül, komisyon adı altında fazla çalışma ücretleri tahakkuku yaptırılmıştır. Davalı bu tahakkukların davacının banka hesabına yatırıldığını savunmuştur. Ancak mahkemece bu husus hiç araştırılmamıştır. Davacı tarafından imzalanan 11.02.2009 tarihli İnsan Kaynakları Yönetmeliğine göre fazla mesai ücretinin ücrete dahil olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca davacı davalının cevap dilekçesine karşı beyanda bulunurken şirketin satışı esnasında son dört yılın denetimi süresince İcra Kurulu Başkanı’nın talimatı üzerine hafta arası 2 saat, hafta sonu ise 4 saatle sınırlı olmak üzere fazla mesai ödemesi yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece davacının bu ikrarı da değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Yapılacak iş; iş hukukunda uzman bir muhasebeci bilirkişiden rapor aldırarak bordrolarda tahakkuku yapılan fazla mesai, ödül, komisyon adı altındaki ödemelerin davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığının tespitini yaptırmak, ayrıca insan kaynakları yönetmeliğinin ilgili hükmünü değerlendirerek yönetmeliğin imzalandığı tarihten itibaren yıllık 270 saatin üzerinde gerçekleşen fazla mesai alacağını ve davacının kendilerine belirli bir dönemle sınırlı olmak üzere fazla mesai ücretinin ödendiği yönündeki ikrarını da değerlendirerek davacının fazla mesai alacağını hesaplamaktır.Belirtilen bu eksiklikler değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece davacının 144 gün yıllık izin alacağına hak kazandığı, 49 gününün kullanıldığı ve 86 gününün ücretinin ödenmesi nedeniyle 9 günlük yılık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak gerek davacının dava dilekçesinde 73 gün yıllık izni kullandığını belirtmesi , gerekse dosyaya sunulan yıllık izin belgelerinin incelenmesinde davacının tüm yıllık izinlerini kullanmış olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının yılık izin alacağının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Fazla mesai ücret hesabı ve hakkaniyet indirim oranı ihtilaflıdır.
Hükme esas alınan bozma sonrası hazırlanan ek hesap raporunda, davacının imzaladığı 13.03.2009 tarihli İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin fazla mesai düzenlenmesine göre fazla mesainin ücrete dahil olduğu, bu nedenle 13.03.2009’dan itibaren yıllık 270 saati aşan fazla mesainin hesap edileceği, tanık anlatımları dikkate alındığında davacının haftada 8, 52 haftada ise 416 saat fazla mesai yaptığı, yıllık 270 saati 8,5 ayda doldurduğu, bu nedenle 8,5 aylık kısmın dikkate alınmayacağı, ödülün fazla mesai karşılığı olduğuna dair kayıt yoksa da bozma ilamına göre ödül ödemelerinin banka hesabına yatırılması nedeni ile bunlar toplanarak fazla mesaiden mahsup edileceği 2006-2010/Nisan ayına kadar ödenen ödül toplamının 4.671,41 TL olduğu, bu tespitlere göre toplam fazla mesainin 21.818,03 TL brüt, 17.146,62 TL net olduğu tespiti yapılmış ise de, ek hesap raporunda Dairemizin kökleşmiş içtihadına göre aylık ödenen ücrete dahil olan yıllık 270 saatlik fazla mesainin aylık 22,5 saat olarak fazla mesai süresinden mahsubu yerine yazılı şekilde hazırlanan rapora göre itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan bozma öncesi mahkeme kararında hakkaniyet indirimi %50 olarak uygulanmış, bu oran davacının kararı temyiz etmemesi, kararın davalının temyizi üzerine davalı yararına bozulması nedeni ile davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği halde, bozma sonrası verilen kararda hakkaniyet indiriminin %30 olarak uygulanması doğru olmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.