YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16139
KARAR NO : 2014/21780
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 2001 yılında kadroya geçmeden önceki dönem mevsimlik işçi olarak çalıştığı hizmetlerinin kıdemine sayılmadığını, 2011-2013 yıllarını kapsayacak 3. Dönem TİS’in geçici 4. maddesi gereği önceki işyerlerinde geçen çalışmaların da davalı işyerinde geçmiş gibi kabul edileceğine dair düzenleme gereği derece ve kademelerinin tespiti ile yeni derece ve kademeleri dikkate alınarak ilk kadroya geçişlerinden itibaren TİS’den kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya sözkonusu hakların 2011-2013 yıllarını kapsayan TİS ile tanındığını, bu nedenle taleplerin geçmişe yönelik olarak talebinin yerinde olmadığını, derece ve kademe tespitinde hata olmadığını, gerekli ödemelerin TİS’lere göre zaten yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak alması gereken ücret farklarının davacıya ödenmesine ve emsal bir yargı kararına göre seri davada davacı vekiline dilekçe yazım ücretine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yasal ilave tediyeye uygulanacak faiz oranı hakkında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece davacının talep ettiği yasal ilave tediye alacağının en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, bu faiz oranı işçi ücret alacakları yönünden 4857 sayılı İş Yasası tarafından getirilen bir faiz oranıdır ve sadece bu yasadan doğan ücret alacaklarına uygulanabilir.
Yasal ilave tediye alacağı ise 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2. Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun ile getirilmiş bir alacak olup faiz oranı yasal faizdir. Bu nedenle mahkemece verilen karar hatalıdır.
Ayrıca mahkemece hüküm altına alınan alacak miktarı 17.722,75 TL olmakla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2014 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınmadan bir yargı kararına atıfla dilekçe yazım ücreti tutarında avukatlık ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Bu yanlışlıklar bozma sebebi ise de, giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının “2” numaralı fıkrasının “c” bendi ile “4” numaralı fıkrası tamamen silinerek, yerine;
“c)Davacının yasal ilave tediye farkı alacağına ilişkin talebinin kabulüyle, bilirkişi raporunda hesaplanan brüt 1.556,45 TL yasal ilave tediye farkı alacağının davacı tarafın belirsiz alacak davası açmış olması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan dava değeri üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2 maddesine göre 2.126,73 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.