YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16506
KARAR NO : 2015/19774
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün. Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
I.Davacı vekili, davacının 15/03/1995-01/12/2009 tarihleri arasında çalıştığını, emekli olarak işten ayrıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunun oluşa uygun, bilimsel verilere dayalı Yargıtay denetimine elverişli olduğu kabul edilip bu rapora itibarla ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olduğu belirtilmekle yetinilerek tüm alacaklar ayrı ayrı değerlendirilmeden gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
II.Kabule göre de;
1. Hükmedilen alacaklara hangi tarihten itibaren faiz yürütüldüğü belirtilmeden temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesine şeklinde karar verilerek infazda tereddüde yol açılması hatalıdır.
2.Bilirkişi imzalı puantaj kaydı bulunmadığından tanık beyanları doğrultusunda alacakları hesaplanmış ise de, hastane idaresi tarafından onaylanan puantaj kayıtlarının resmi kayıt niteliğinde olduğu ve bu yönden değerlendirme yapılması gerekliliğinin gözetilmemesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.